Kayıt Ol
Nis 12, 2017
739 Views
3 0

2. Bölüm: Tek parmaktan yumruk olmaz!

Written by

Pansiyonda ilk haftamızı geçirdik. Yoldaşlar bize, bizbde yoldaşlara yeterince alıştık. Hatta öyle alıştık ki, Cemil Bey Zoya Hanımla samimiyetini en üst seviyeye çıkarmış durumda. Dedikodusu yapılmıyor tabi ama herkes farkında bu münasebetin. Neyse, çok da derdim değil. Ne zaman bir çift görsem Sevda aklıma geliyor zaten. Özlüyorum kadınımı. O benim hem sevgilim hem de yoldaşımdı. Bu çok güzel bir duyguydu. Ama “duyguydu” işte. Şimdi somurtmanın zamanı değil, toplantı var. Salonda beni bekliyorlardır, geç kalmayayım.

Düşündüğüm gibi yoldaşlar beni bekliyordu. Zoya yoldaş elimi sıktı ve bana ayrılan sandalyeyi gösterdi.
-Mehmet de geldiğine göre başlayalım. Yoldaşlar eğitiminizi hızlandırılmış bir şekilde aldınız. Gayet dinamik ve eğitime hazır bir birim görmüş oldum, gayet mutluyum. Bugünden itibaren sizle daha sohbet vâri konuşacağız. Birbirimizi daha net tanıyalım isterim. Öncelikle ben başlayayım. Size hiç amlatmadık fakat Ivan, Aleksev ve ben KGB’de eğitim aldık. Ben ayrıca yakın dövüş eğitimi de aldım. Ona göre dikkatli olun, dedi o sıcak gülümsemesiyle ve devam etti:
-Ivan’ın babası bir ÇEKA görevlisiydi. Anarşistler tarafından vuruldu. Aleksev’in ailesi ise parti üyesi, aktif yoldaşlar. Sıra sizde Türkiyeli yoldaşlarım. Cemil, sen başla istersen.
Tabi Cemil’in diyeceklerini Zoya zaten biliyor, ilk onu seçmesi doğaldı bence.
-İzmir’de doğup büyüdüm. Çocukluğumdan beri partiliyim. Açıkçası başka belirleyici özelliğim yok diyebilirim, dedi alışıldık mütevazi tavrıyla. Zoya uzun parmaklara sahip eliyle Demir’i gösterdi.
-Ankaralıyım. Çocukken çok kavgaya girmiştim, gençliğimde de öyle. Sizin kadar olmasa da iyi dövüştüğüm söylenebilir.
-Güçlerimiz denk olsa seninle dövüşebilirdim yoldaş, dedi Zoya içleri ısıtan sevecenliğiyle.
Zoya işaret etmeden başladı Sema:
-Ben bir İstanbul kadınıyım. Erkeklerdrn pek haz etmem, yoldaşlarım hariç. Çok sorgucu bir insanım, en güvendiğim insanı bile dakikalarca sorguya çekebilirim. Siz de anlamışsınızdır.
-Ben çok iyi anladım, dedi gülümseyerek Ivan. Elif sözü aldı:
-Sema’nın çocukluk arkadaşıyım, astronomi ve evren bilimi alanında araştırmalarım var.
-Yoldaş senelerce evrim eğitimi aldım ancak sadece senle konuştuğumuzda anlayabildim, dedi Aleksev. Sıra bana gelmişti.
-Ben Ankaralıyım. Partinin kadın alanındaki yazarıyım. Hayatımın kadınını, yoldaşımı hain bir suikastte kaybettim. Yaşama amaçlarımdan biri, katili bulmak ve yargılanmasını sağlamak. Başka da diyeceğim yok.
-Geçmiş olsun yoldaş. Bu arada ara sıra ailelerinizden ve arkadaşlarınızdan mektup geliyor. Anlatın bakalım oralarda durum nasılmış, dedi Zoya.
-Babamın dediğine göre işler yolunda. Grevler artmaya başlamış. İnsanlar bazı şeylerin farkına varıyor yavaş yavaş, dedi Cemil soğuk bir tavırla.
-Bizimkilerde de durum iyi galiba. Annem rahatsızlanmış en son, tek bildiğim bu.
Hep beraber dostça geçmiş olsun dileklerimizi ilettik Sema’ya.
-Bana mektup gelmiyor, o yüzden hiç sormayın, diyerek gülümsedim. Zoya üzülmüş gibiydi. Eliyle Demir’i gösterdi.
-Iıı, şey… Ben pek bir şey öğrenemiyorum Türkiye’den, dedi. Aleksev ona kötü kötü bakıyordu yine.
-Ben de öğrenemiyorum açıkçası, dedi Elif ve ortamı yumuşatmış oldu. Zoya da toplantının sona erdiğini söylerek gergin odayı boşaltmış oldu.
-Mehmet sen kalır mısın biraz, dedi Zoya.
-Tabii ki, diyerek tekrar oturdum sandalyeme. Hiçbir şey konuşmuyorduk. Zoya kıpırdamıyordu bile, gözlerini gözlerime dikmiş ve dalmıştı. Gözlerimi kaçırmak zorunda kaldım. Bu kadının gözlerinden korkuyordum açıkçası. Neden sonra Zoya sessizliği bozdu:
-Mehmet seni anlayabilmem mümkün değil biliyorum fakat Türkiye’de yapacağınız devrim yoldaşımızın intikamını alacak merak etme.
-O yüzden buradayım ya. Burada iyi bir dost edindim ama, Elif. Çok iyi bir insan, sürekli onunla dertleşiyorum. Bana yaşananları unutturmasa da acımı bir nebze hafifletiyor diyebilirim.
-Yoldaşlar bunun içindir Mehmet. Fakat şunu bil ki tek parmaktan yumruk olmaz. Hepimizle dertleşebilirsin, biz hep yanındayız.

Kaan Yildiz

Türkiye Komünist Partisi üyesi, sosyalizm ve kadın alanında araştırmalar yapan, kurgu yazıları oluşturmaktan haz alan genç bir yazar. Özlü sözüm: Erkek egemenliği özel mülkiyetin oluşumu ile başladıysa, erkek egemenliğini yıkmanın tek yolu özel mülkiyeti ortadan kaldırmaktır.
Kaan Yildiz
Article Categories:
Deneme

Leave a Comment

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.