Kayıt Ol
Nis 17, 2017
881 Views
3 2

3. Bölüm: Elbiseni yeniyken şerefini gençken koru

Written by

Uyandım ve saate baktığımda ciddi anlamda afalladım. Kendimi kış uykusundan uyanmış gibi hissediyordum ama yalnızca 3 saat uyumuşum. Saat 5’ti. Gün yeni yeni aydınlanmaya başlamış, Moskova hiç de sıcak olmayan havasıyla içimi titretmişti. Lavaboya gitmek için kalktım. Alt kattan sesler geliyordu. Ivan tek tek bizim kattaki odaların kapısını çalmaya başlamıştı. Merakımı yenemedim ve sordum:
-Ivan nedir durum?
-Cinayet, yoldaş. Elif’i lavaboda ölü bulduk. Polisi aradık, endişelenmeyin.

Endişelenmemek elde değildi. Burada kendimi yanında iyi hissettiğim biricik yoldaşım Elif, bu nasıl olabilir? Bunu kim yapar ki? Ah, sorun bende olmalı. Yanımda olan, sevdiğim insanlar tek tek öldürülüyor. İçim içime sığmıyordu. Çığlıklar atmak istiyordum fakat atamıyordum. Sesim çıkmıyordu, nefesim yetmiyordu. Yatağıma yığıldım ve kaldım, öylece.

Saat 9’u gösteriyordu. 2 polis gelmişti. Birisi genç bir kadın, diğeri ise orta yaşlı bir adamdı.
-Yoldaşlar ben Nadezhda, birazdan hepinizle tek tek konuşacağım.
-Ben de Gogov, cinayet yerini ve koridorları inceleyeceğim. Hepiniz odalarınıza gidin ve mümkünse odanızdan çıkmayın.

Odama gittim ve sorgu sıramı bekledim. Kapım çalındı ve Nadezhda içeri girdi.
-Merhaba yoldaş. Şimdi sana birkaç soru soracağım. Dosyanı okudum, Zoya’dan da birkaç bilgi aldım. Sevgilini kaybetmişsin ve burada da Elif’le çok yakınmışsın doğru mu?
-Evet, doğru. Dost gibiydik Elif’le.
-İşler hiç ileriye gitti mi, yoksa hep dost mu kaldınız?
-Hayır, dost kaldık.
-Elif’i kıskanan var mıydı?
-Hayır, olsa da beni öldürmez mi?
-Sırada senin olmadığını bilemeyiz. Neyse, bu kadarı yeterli. Teşekkür ederim. Sanıyorum birkaç gün pansiyonda biz de kalacağız. Bir sorun olursa ya da bir şeyler öğrenirsen hemen bana ulaş.
-Tamam, dedim ve gitmesini bekledim. Komiser Nadezhda gitmişti. Yatağıma yattım ve uyumayı istedim, hem de sonsuza kadar.

Sonsuza kadar olmasa da baya bir uyumuştum. Kapıya yaklaştığımda koridordan sesler geliyordu. Gogov’un sesiydi bu.
-Nadezhda, kapıda parmak izi yok. Çok çalışılmış bir cinayet. Koridorda ayakkabı izi de bulamadık. Kadına da dokunmamış bile. Havluyla boynunu sıkıştırmış ve ölmesini beklemiş görünüşe göre. Bunu ancak bir profesyonel yapabilir bence.
-İyi de Gogov yoldaş, dışarıdan biri yapamaz bunu. Pansiyon gayet güvenli. 4 nöbetçi var dışarıda bekleyen. Onlar görememiş bir şey ama, olsun… Bilmiyorum, bu cinayet Türkiye’den gelenlerden birinin işi bence, ama hangisinin…

Bu konuşmayı dinlediğim için şanslıydım. Tüm ayrıntıları öğrenmiş oldum. Zira bu cinayeti ben çözecek, intikamını da ben alacaktım. Öldüren aynı devlet, eminim. Sevda’yı öldüren kişiyi de bulabilirim belki. Fakat bunu bizden kim yapar? Bilemiyorum, beklemek lazım. Katil açık verecek elbet…

Cinayetin üzerinden 3 gün geçmişti. Komiserler çalışmalarını sürdürüyordu. Aşşağıya indim. Zoya elinde bir kutu ile geliyordu. Mektupları getiriyordu sanırım. Evet, bu bir ipucu olabilirdi.
-Zoya, kutuyu bana verebilir misin? Ben ulaştırayım yoldaşlara.
-Neden? Bunu ben de yapabilirim.
-Sen yorulma şimdi in çık falan.
-İyi, al bakalım.

Mektupları aldım ve kimseye görünmeden odama girdim. Cemil’e teyzesi yazmış. Ne! Zoya’yla evleniyor mu bunlar? Cemil’e bak be! Sevindim gerçekten. Sema’nın mektubu da babasından. Özlediğini falan yazmış. Ah, Elif’e de mektup gelmiş, annesinden hem de. Bunu okuyamam. En iyisi bunu Nadezhda’ya ulaştırmak. Bana yine mektup yok. Demir’in mektubuna bakalım. Bir dakika, bu mühür… Bu bana Sevda ödlürüldükten sonra gelen tehdit mektubundaki mühürün aynısı. Kimden geldiği belli değil mektubun, yazan kişi kendini tanıtmamış. “Mehmet’in etrafındaki kadınlar… Kadınlar hakkında yazan bir adamın etrafında kadın kalmıyor, ne güzel. Başarılarının devamını dilerim, Demir.”

Ah ulan! Ne aptalım. Sevda’yı da Elif’i de bu hain öldürdü demek. Ama ben casusları affetmem, hele de yoldaşlarımın katilini… Seni geberteceğim Demir, polisler senden şüphelenmeden. Gidip şu mektupları dağıtayım. Bolşeviklerin bir sözü var “Elbiseni yeniyken şerefini gençken koru” diye. Sen gençliğinde Sevda’yı öldürdün, şerefini ve karakterini de gençken öldürmüş oldun. Sıra bedenine geldi…

Kaan Yildiz

Kaan Yildiz

Türkiye Komünist Partisi üyesi, sosyalizm ve kadın alanında araştırmalar yapan, kurgu yazıları oluşturmaktan haz alan genç bir yazar. Özlü sözüm: Erkek egemenliği özel mülkiyetin oluşumu ile başladıysa, erkek egemenliğini yıkmanın tek yolu özel mülkiyeti ortadan kaldırmaktır.
Kaan Yildiz
Article Categories:
Deneme

Leave a Comment

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.