Kayıt Ol
Ara 10, 2014
887 Views
0 0

Bir Genç

Written by

Erken uyanmıştı. Nefret ettiği çarşamba günü gelmişti. Çarşamba ve Perşembe günleri sabah erken kalkıp, derse gitmek zorundaydı. Hayatta en nefret ettiği şey ise erken uyanmaktı. Sabah ki derslerinin çoğuna gitmezdi bu yüzden. Gerçi evden çıktığı çok nadir görülüyordu ya neyse. Ancak her hafta çarşamba ve perşembe günü sabah ki derslere giderdi. Perşembe günü gördüğü ders önemli olmasaydı keşke. Çarşamba günkü dersi hiç önemli değildi ona göre. Okuduğu bölüm de çok gereksizdi ona göre. Gerizekalı hocası dersi zorunlu kılmasaydı keşke. Ah zorunlu ve devam zorunluluğu olan dersler dedi ve evinden çıktı. Bu soğuk havada şehrin bir ucundan derse yetişmek için 3 saat önceden yola koyuldu. Kendisi gibi yolda olanlara baktı. Ağzını sadece sigara içerken kullanıyordu. Kimseyle konuşmuyordu. İnsanlara baktı. Baktı. Düşünmeye üşendi. Gördüğü insanların çoğuna acıdı. Amaçlarını anlayamıyordu. Anlamakta istemiyordu artık. Düşünmek istemiyordu. Yaşamak istemiyordu artık. Ayakları ezberlediği yolu yürüdü yine ve durağa ulaştı. Bir kaç vasıta değiştirerek ve birazda tabanvayla okuluna vardı. Saatine baktı. Daha okulun açılmasına 1 saat vardı. Evden 15 dakika geç çıksa derse kesin geç kalırdı. Bu nasıl bir düzen. Öğrencilik bir türlü bitmedi dedi. Biraz sesli söylemiş olacak ki kapıda kendisi gibi bekleyenler bir anda ona döndü. Yeniden sessizliğine büründü. Sigaraları peş peşe yakıyordu.
Geçmişinden bir türlü kurtulamamıştı. Kurtulmak istemiyordu. Geçmişte yaşamak istiyordu. Büyümek istemiyordu bu yüzden. Çünkü büyümezse geçmişe tekrar gideceğine inanıyordu. Ama istemese de büyümesine bir türlü engel olamıyordu. Hala çocuk gibi davranıyordu. Çocuk gibi hareket ediyordu. Ama büyüyordu. Her şeye rağmen her geçen gün büyüyordu. Büyümemek için ne kadar uğraşsa da büyümesini engelleyemiyordu. Geçmişini çok özlemişti. Küçükken hiçbir derdi yoktu. Ne güzeldi halbuki o zamanlar hayat. Tek acımız ayağımızdaki yaraydı. Büyüdükçe acılar, dertler artıyordu. Çığ olup büyüyordu dertler. Dertlerine çare bulmaktan yorulmuş, sıkılmıştı. Dertlerinin üstesinden tek başına gelebiliyordu. Ama artık dertleri olsun istemiyordu. Aşacak dert istemiyordu. Geçmişe takılıp kalmayı istiyordu. Geçmişte kalması mümkün değil ise ölmek istiyordu. Artık yaşamak istemiyordu.
Gördüğü insanlar gibi o da kaybetmişti. O daha hayata başlarken kaybetmişti. Kaybetmek için doğmuştu adeta. Tutunmak istemiyordu hayata. Kimse, hiçbir şey umurunda değildi.

tarantino

Hayata bir türlü tutunamadık. Hep ince çizgilerle kaybettik. Belki de hiç kazanamadık. Ama çok sevdik. Sevilmeyi az da olsa tattık. Ancak hiçbir zaman sevdiğimiz kadar sevilmedik.

Latest posts by tarantino (see all)

Article Categories:
Hikaye Öykü

Leave a Comment

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.