Kayıt Ol
Ağu 3, 2014
1399 Views
0 0

Bu yazıyı okuman tesadüf değil. ..

Written by

IMG_20140802_222115

 

Evet  bir sabah ezanı sonrası , hani bazı insanlar söyler ya  ” sabahın körü” diye işte ona müteakip tamda sabahın nurunda gözüme kitaplıktan bir kitap takıldı. Kapağını araladım ve bana Allah de ötesini bırak dedi. Durdum ve birkaç saniye düşündüm. Allah dedik deriz de , ötesini berisini hiç düşünmemiştim. Bir kitabı elime aldığımda dolandırmayı sevmem , açıldı mı bir kitap okuyup bitirilmesi gerekli. Tabir yerinde ise kitabın hakkını veririm . Hafiften esen balkona geçip okumaya başladım.

 

 

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla başlarım . Bu kitabı yazmama vesile kılan Rabb’ime verdiği lütuftan dolayı hamd-ü senalar olsun. diyerek başladı kitabın ilk satırları.

Allah’ın lafzı ile başlayan bir kitap düşünün,  huşu içinde sayfalar birbirini kovaladı. Okudukça okuyasım , düşündükçe içine huzur tohumları serpecek bir bir kitap düşünün.  Kitabı okuyan kişilerin yorumlarına bakıyorum da terapi niteliğinde demişler.  Fakat ben kitabın son sayfalarına geldiğim de söylediğim tek şey Darda kalmışlara , kalbi körelmişlere  okutmak gerek  dedim .

 

 

Bu günler de sıkça duyduğum ve dillendirilen bir sözcük.  Okurlarım , ablalarımız , abilerimiz, arkadaşlarımız , büyüklerimiz , kendim de dahil olmak üzre  bi his tutturmuşuz.

– İçimiz sıkılıyor, yorulduk artık hayattan , mutsuzsuz , neden mutsuzsuz onuda bilmiyoruz, içinizde bir huzursuzluk var vb. Vb. Çoğaltılabilir örnekler tabi..

Tatmin olmayan nefsimiz ne yapsak , ne getirsek , tatmin olmuyor.  Tatmin olmamakla beraber birde

bizi kölesi yapıp Rabb’imizden uzaklaştırıyor. Bizde akabinde mutsuz , ruhsuz , doyumsuz bir et parçası haline geliyoruz.

 

 

Oysa bilsek mutluluğun kaynağını asla peşini bırakmayız dimi ? Evet bırakmayız

Peki ya bâki olana ; gerçek sevgili , gerçek dost olana yönelmek varken neden böyleyiz ? Mutluluğun kaynağı Rabb’inde iken sen nasıl mutsuz olabilirsin ki ? Allah’tan sıkıntı değil sadece sevgi,  aşk , merhamet gelir.  Oysa dünyada aldığımız tat bir süre sonra acı gelir;

Zira dünya tatlı gibi görünen acı bir şerbettir. Dünyavi olan neye sığınırsan muhakak sonu hüsran ile son bulacaktır.  O yüzden bâki olan , Aşk’ın sahibine aşık olmak gerekmez mi?  Elbetteki aşkın sahibi nakşettiğinde içimize  aşkı,  atan kalp onun için olmalıdır.  Taaa içimizde hissetmeliyiz ne yerde , nede gökte . Çünkü Allah ne semalara nede yerlere sığar.  O yalnız aciz bir kulunun kalbine sığar.

 

Sen Allah’ı kelime de ve cisim de arıyorsun ;

O ne kelime de nede cisimdedir.

O senin ruhunda ve güzel gönlündedir.

Rahman ve Rahim olan Allah’ı kalbinde hisseden kardeşlerimize selam olsun…

Gelelim tekrar kitaba, bir başlık takıldı zihnime..

KENDİNİ DEĞERSİZ Mİ HİSSEDİYORSUN ?

Yazıyı okumadan önce bu sorunun cevabını kendime vermem gerektiğini düşündüm.İlk olarak aklıma hayır gelsede , zihnimin aklımı kurcalaması ile  başka bi seçenekte doğdu . Arada sizinde hissettiğiniz oluyordur belki bilemiyorum. Çok değersiz, önemsiz , olmasaydımda pek birşey fark etmezmiş  duygusu olur ya işte ben bazen arada düşünüyorum yani , arada geliyor aklıma.

Hıhh şimdi bu hissi hissettiğiniz de aklınıza gelmesi gerekeni söyleyelim..

Kendini derinden saygı duy ve kucakla

Çünkü sen Allah’ın özenerek yarattığı

Ruhuna ruhunu üflediği , özel bir varlıksın. ….

Düşünsenize cümlelerdeki mana-ı tesfiri . Bu sözün üstüne kendimizi el üstünde tutmalıyız, keza diğer insanlar ve  kainattaki herşey için geçerli.

 

 

Rabbimizin yarattığı herşey ayrı ayrı mutluluğumuza sebebiyet.  Gider de mutsuz olunacak şeyleri nerden buluruz bilmiyorum ki 🙂

O halde herşeye en başından başlamak diyerek Yeni bir başlangıç diyelim ve güne güzel başlayalım.

Gözlerimizi açtık ve bize bahşedilen bir  hayat var . Armağan var.  Bunun için şükür en makulüdür. Bizi bu güne uyandıran Rabb’imiz rızkımızıda hazırlamıştır. Bu sadece rızk olarak düşünme  . Seni yeni güne çıkarıyor ve  seni önemsiyor , düşünüyor. Seni senden önce düşünüyor. Sense kalkmış yeni uyandığın güne laga luga yapıyorsun.  Bide kim çıkardı bilmiyorum.  Mübarek güzelim pazartesi gününü sendromlu

yaptılar.  Hayır yani problem bizde bide suçu da pazartesiye atiyoruz. Yok öyle bir sey uyanılan her gün güzeldir.  Her alınan nefes gibi , verilen nefeste güzeldir.  Her gün güzeldir.  hayatın gibi,  umutların gibi.

Kötü kader de yoktur  hatta bakın şöyle izah edelim ;

Kaderin iyisi kötüsü yoktur

Kader güzeldir.

O yazan ise , güzelliğin de ötesindedir ..

Aslında konu net ve açık.

Yaradılanı severim Yaradan dan ötürü

Kaderimi severim  Yazandan ötürü. ..

Düşünce ve fikirler böyle olduktan sonra önümde kimse durumaz ve kimse bizi mutsuz edemez .

Çünkü biliriz ki kusur arayan göz kusurludur.

Evet kitabı yarıladım şimdi kaldırıp kafamı gökyüzüne bakıyorum da şükür etmeye sebep veriyor bana.

Şimdi bitmesini istemediğim bir kitabın  sonunu getiriyorum .Hani bi söz varya bazı kitapların son sayfası bir dostu kaybetmek gibi sanırım şuanki hissiyatım bu olsa gerek. Her sayfanı beynime kazımak istediğim bir kitap bak ellerimle senin de sonunu getiriyorum . Fakat her bitişin yeni güzelliklere bir başlangıç olduğunu biliyorum.  Saatler geçmiş meğersem bana saniyer olmuştu Oysaki. …

Şimdi  de ben size söylüyorum . Allah deyin ve ötesini bırakın

Dua edin açın ellerinizi dua edin . Ama gerisini ötesini berisini Allah’a bırakın . Hesabını kitabını yapmayın.  Güvenin Rabb’inize unutmayın o sizi sizden önce düşünendir. Düşünmeyin ucunu bucağını. Çünkü gerisini kurcalamak  güvensizlik yaratır.  Teslimiyet olamaz . Teslim olacaksın Rabb’ine bundan sonra sende Rabbim diyeceksin . Benden artık çıktı diyeceksin işte o zaman rahatlayacasın .

Rabbim siz isteyin ben vereyim diyor.  Allah duasın da ısrarcı olanları sever. Dua edin ve dua etmenin nasıl bir mükafat olduğunu unutmayıp öyle dua edin. Rabbim herkese dua etmeyi nasip etmezmiş.   Siz dua edin ama acele etmeyin. Herşeyi anında olsun demeden. Her oluşun bir tekâmülü vardır.  Bir süreci , bir olma zamanı vardır.  Senin ruhunda da bir çiçek açma zamanı da elbette gelecek.  Fakat bu aceleyle buna ulaşamazsın . Ulaşsan bile tadına varamazsın . O yüzden herşeyin bir zamanı var.

 

Dua et ve Rabb’ine bırak. …

Ve buyuruyor;

Sizin duanız olmasaydı Rabbiniz size değer verirmiydi

( Furkan/77)

Rabbin sana bir annenin çocuğuna merhametinden kat kat daha merhametlidir. Rabbinin merhametine sığınarak dua et ..

 

Bu yazıyı yazmaktaki amacım bu kitabı okumamın bir tesadüf olmayışı

Hayatım da gördüğüm insanlar

Okuduğum yazılar  hiç biri tesadüf değil.

Senin bu yazıyı okumanda bir tesadüf değil. ..

Bizim dinimiz de tesadüf yoktur tevafuk vardır.  İşte o yüzden de tevafuklar bizi bulsun…

Bir cok düşüncede ve duygu da katkısı olan bu kitap bir aracı oldu..Bende bu vesile ile size aracı olmak istedim. En yakın zaman da “Allah de ötesini bırak /Uğur Koşar” kitabını alıp kendinizi en iyi dinlediğiniz yere gidip okumanızı tavsiye ediyorum.  Ve  gönlünüz de açılan güzel dualarınız da bana da yer ayırmanızı istiyorum ..

 

Selam ve Dua ile

Kulillah sümme zerhum

( Allah de ötesini bırak)

Şüheda Nur Fidanol

Şuşudan fısıltılar

 

 

 

Suheda Fidanol

blog'unda siyasi yazar
İran göçmeni
blogger editör // tasarım&Stling
Avatar

Latest posts by Suheda Fidanol (see all)

Article Categories:
Deneme

Leave a Comment

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.