Kayıt Ol
Nis 27, 2016
956 Views
0 0

Gidenler Giderler

Written by

Ne yapabilirdi? Bilmiyordu. Yapacakları kısıtlıydı. Ne yapabilirdi ki zaten? Hiçbir şey gelmezken elinden, gidene “gitme” demek mi? Hayır, yapabileceği en son şey buydu. Ölümden bile sonra gelirdi onun hayatında, gidene “gitme” diyebilmek. Nasıl olsa gitmeyecek miydi gitmeye karar veren? Ne önemi vardı ki gidene “kal” ya da “gitme” demenin? Zaten çoktan gitme kararını almış. İşin en acınası tarafı da hiç gelmeyen birinin gitmesidir. Ya da gelirken bir anda vazgeçmek. Gidenler dönüp arkalarına hiç bakarlar mı? Bilemem. Ancak kalan için en iyisi, gidenin arkasından bakmamaktır. Çünkü arkadan bakanlar bir daha önüne bakamaz.

Ne yapabilirdi? Ne yapabileceğini bilmiyordu. Ancak ne yapamayacağını adı gibi biliyordu. Bir çok şeyi yapamazdı. Biliyordu beceriksizdi. Ama anlatamıyordu. Anlatacak olsa dahi kimse dinlemeye tenezzül etmiyordu. Biliyordu, insanların vakitleri değerliydi. Saçma sapan, bomboş muhabbet edecekleri vakitleri vardı, dertlerini anlatacakları vakitleri vardı da onu da dinleyecekleri vakitleri yoktu. Aslında ne kadar boş yaşıyordu herkes. Ya da kendisi boş yaşadığı için herkesi de öyle sanıyordu. Bilemiyordu. Zaten neyi bilebilmişti, neyi anlamıştı ki bugüne kadar bunu anlasındı? Bu sefer kesin bir karara vardı. Artık hiçbir şeyi bilmeyecekti, öğrenmeyecekti. Bildiklerini de unutacaktı.

Ne yapabilirdi? Ne yapılabilirdi? Elinden ne gelirdi artık? Tek aşık olduğu kişi onun olmadan onu terk etmişti. Daha sonrasında kime güvense, kime bir şans verecek olsa hiç şansı yaver gitmemişti. Yanında aslında kimseyi de istemiyordu. Hep insanlar onun hayatına girmek istiyordu. Ya da öyle görünüyordu. Bir umut verip, sonradan gidiyorlardı. Neden gidiyorlardı? Gitmek zorunda mıydılar? Ya da onda gördükleri şey neydi? Neden herkesi kendisinden uzaklaştırıyordu? Ya da bunu nasıl başarıyordu? Anlam veremiyordu. Ve artık anlam vermekte istemiyordu.

Önce umut verdiler, sonra gittiler. Çok şükür ki gittiler.

Ne kalabalık. Bir o yok sanki. (Yusuf Atılgan)
Onun İstanbul’da olduğunu adı gibi biliyordu. Onla aynı şehirde farklı yerlerde olmaktan bunaldığı, daraldığı için Balıkesir’e doğru yola koyuldu. Otobüsten indiği andan itibaren onu aramaya başladı. Ve bu arayış Balıkesir’de kaldığı 3 gün boyunca devam etti. Biliyordu bulamayacaktı. Ama amacı zaten bulmak da değildi. Kendine engel olamıyordu. Aramaktan başka elinden bir şey gelmiyordu. Ne yapsındı? Aramaya mecburdu. Zaten ne demişti eski bir düşünür: Aramakla bulunmaz. Bulanlar, arayanlardır.”

tarantino

Hayata bir türlü tutunamadık. Hep ince çizgilerle kaybettik. Belki de hiç kazanamadık. Ama çok sevdik. Sevilmeyi az da olsa tattık. Ancak hiçbir zaman sevdiğimiz kadar sevilmedik.
Avatar

Latest posts by tarantino (see all)

Article Categories:
Deneme

Leave a Comment

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.