Kayıt Ol
Haz 17, 2018
714 Views
1 3

GÖNDERİLMEMİŞ MEKTUPLAR

Written by

“Gecenin ikisi be Ahmet. Şu an seninle konuşuyorum. Senden her mesaj aldığımda heyecan dalgası içinde buluyorum kendimi. Sırıtıyorum. Telefonu korkakça yatağa atıyorum. Tabi açıyorum mesajı. Nasıl bi’ çekim alanın var aklım almıyor. Aradan yıllar geçse de bir türlü unutamadığım senle konuşmak ne bilim hem çok güzel, hem çok ürkütücü, hem de çok acı.  Ama mutluyum. Yani kelimelerimi yazarken yanan acıyı hissediyorum. Onları hissetmek hoşuma gidiyor. İnan başka biri olsa (ki olmasın) bu acı onu alt üst eder. Bana şimdi sen manyak mısın? Diyebilirsin. Evet belki de Manyağım- Deliyim ben.!

Ah Ahmet bi’ anlayabilsem seni. Kalbinin kırıldığı anları yok etmeme izin versen, yuttuğum cümleleri birer birer söylerdim sana. Beni sevdiğini bilsem yeterdi. Görmesem de olurdu. Çokça özlerdim seni. Şiirlerle aramıza, Elif’in gönül lafzından köprüler kurardım.

Bazen kendime Neden hala bekliyorsun Elif? Neden neden neden!… ? Diye defalarca soruyorum. Aldığım cevap ne biliyor musun? Koca bir HİÇ…

Seni herkes gibi tanımak istemiyorum. Herkese gösterdiğin Ahmet’i değil de içinde katman katman (bu senin tabirindi) olan Ahmet’i tanımak istiyorum. Sanırım bunun için hatrına gelmem gerekiyor.

Oysa sen benim nasıl da hatrımdasın, sen olmadan nasılda hatıralarımdasın. Yanımda olmadığın konuşmadığın anlarda bile (ki hep bole olur) bir şarkının içinde yahut başka birinin ismi ile zihnime konarsın…

Ah be Ahmet nasıl da özelsin benim için, keşke biraz fark etsen.”

// 28.02.2015 // 2.30 //- SAKARYA

 

 

 

“Sıradan bir gün değil bugün. Benimle mesajlaşırken dün gece uyuya kaldığın sabahı bu. Düşünsene, Ahmet benimle konuşuyordun! Şapşal sırıtmalarım, mesajlarını defalarca okumamam hep senin yüzünden.”

// 28.02.2015 //12.00 //- SAKARYA

 

 

 

“Olabildiğince çok yalnız kalmaya çalışıyorum. Yaşanmaz bu dünyayı iyice yaşanmaz hale getiriyorum.  Derimin altındaki ateşli metalleri seviyorum. Suyun altında yanıp nefesimi tutmayı da. Ahh Bayım, ben bu kadar acıyı ruhumda beslerken,  neden beni çekip almıyorsunuz? Sakın söylemeyin! Sesinize  yansıyacak sebepler de acımı yalayacak ve ben onlara yer açmak istemiyorum!”

25.12.2014 //-İSTANBUL

 

 

“Sabah 9 u bilmem kaç geçiyor. Uyanıyorum. Ahmet ‘in rüyama teşrif etmesine mi sevineyim, yoksa o ruh halinin mahmurluğuyla ona mesaj atma mı? Bilemedim… Bildiğim tek bir şey var;

Ara sıra da olsa aklına geliyormuşum. Öle diyor. Ara sıra… Bilmiyor ki bu ara sıra lar bende ölmüyor.

Bilmiyor ki rüyalarım da bile gelişleri hep uzak, hep uçurum, hep keşmekeş!

Ne istediğini bilmeyen birisi için fazla umursuyor beni.

Mavi boncuğu beş yıl önce elime tutuşturup kaçışına mı yanayım? Yoksa ‘Mavi boncuk dağıtmak istemem ben’ deyişine mi?

Yine bilemiyorum.

Oysa Hiç bile bilir kendisinin hiç olduğunu.

Ben artık hangi şiire sığınacağımı,

Kalbimin, kalabalık düşünceler arasında nasıl soluk alacağını,

Ruhumun, hangi ağacın gölgesine uzanacağını

Bilmiyorum..”

20.05.15 // 12:46 // SAKARYA

 

 

 

“temizliği seviyor bahar

ve taze sabahlar hava baloncuğu ile sallanıyor.

mavinin kokusu yayılıyor

damıtıyor bulutlar yalnızlığını

sokaklar ay ışığını emiyor

Böylece  Mayıs’ın ilk günü nasipleniyor

22 yıldır Ahmet’çe”

17.03.2015 //01.56 / SAKARYA

 

 

“Seni anlamak ve kendime dönebilmem için senin her akşam gittiğin yere gittim. Senin de bu yol da olduğunu bilip daha çok yakın hissediyorum Elif’e.

Ama bu sessiz kalışların kırıcı. Dönmek istersen yollar akıcı..”

01.05.2018 // İSTANBUL

 

 

“Yine yazıyorum. Ben yazıyorsam genelde mutsuzken yazıyorum. Yazınca acımı bi’ nebze azaltıyorum. Bazen kendime “Yeter be Elif! Senden bir tane var.” diyorum. Moralim bozuk ama zaten aşıksanız başınızdan bela kurtulmaz. Bunları göze alıp yine de yazıyorsun işte Baykuşlar kanatlarıyla fırtına koparabiliyor. Kaçamıyorsun da…  Yicen o fırtınayı! Gökmavi oldu kara! Ama kim bilir ki bunu … Baykuşlar bile habersizken..”

04.02.2018 // İSTANBUL

 

 

“Beklide, dünyanın en tatlı hissiydi bu;

 Yeniden en başa dönmek ve

 Gülmek

 Sadece O’nunla gülmek.”

24.01.2015 // -İSTANBUL (Beşiktaş’ta görüştükten sonra)

Elif Akbey

"Hayatın kusmuklarıyız biz. Ölünce temizlenen."

8 yaşından beri yazmaya aşık - Kitap kurdu - Kafası Karışık Çevre Mühendisi -
Elif Akbey

Latest posts by Elif Akbey (see all)

Comments to GÖNDERİLMEMİŞ MEKTUPLAR

  • Biraz eleştirel olacak belki, affola. Yazım dilinizi biraz daha Türkçeleştirmenizi öneririm. Yani en azından doğru kelime kullanımına dikkat edebilirsiniz. Birde 17 yaşında bir amatör yazar olarak söylüyorum, gerçekten kurgu ve akış hoşuma gitmedi. Başarılarınızın devamını dilerim. Sağlıcakla.

    Avatar Selahattin Acar 17 Haziran 2018 23:51
    • Kurgu ve akış yok zaten. Ayrı zaman dilimlerinde yazılmış yazılar.. Kelimelerle oynamayı seviyorum 🙂 Ama dikkate alacağım dediklerinizi, teşekkür ederim.

      Avatar Elif Akbey 18 Haziran 2018 17:29

Leave a Comment

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.