Kayıt Ol
Kas 16, 2013
1414 Views
0 0

Hazal

Written by

birdsSabah çalan telefonumda duyduğum sesle irkilmemim sebebini hala hatırlamıyorum. Bir yerlerde doğmuş ve büyümüştüm. Hatırladıklarım geçmişimin en büyük yalanlarıydı. Yalanlarımı hatırlıyordum. Telefondaki kadın sesinin muhteşemliğiyle uykumun kör edici yalnızlığından kurtulup cevap verebildim. Neredesin? Diyordu. Neredeydim? Bilmiyordum. Beklide hiçbir yerdeydim. Evdeyim. Dedim. Beni her zaman buluştuğumuz köşe başına çağırdı. Orada buluşmamızın temel nedeni bütün köşeyi kaplayan bir ağacın olmasıydı. Ağacın altında öpüşüyor, konuşuyor ve Dünya’dan soyutlanıyorduk. Kimse bilmiyordu şehrin köşe başında bir ağacın olduğunu. Bizden başka kimse gelmiyordu. Şehrin uzağında kalmıştık. Ağacımız ve köşe başımız şehrin bizce en gizli köşesiydi. Emindik, kitap okuduğumuz bu yerde kimse görmüyordu bizi. Sadece ikimiz yaşıyorduk. Sadece ikimiz vardık. Hızlıca giyinip sokağa attım bedenimi. Ve düşündüm. Yürüyordum. Başak bir zamandaymışçasına yürüyordum. Telefonda sesini duyduğum kadını düşünüyordum. Hazal’ı. Gecenin en derin yerinde yolumuzu kaybetmişken, yollardan usanmışken es kaza bulmuştuk birbirimizi. Kaç yaşındaydık? Hatırlamıyorum. Hazal’ın elaya çalan gözlerini görünce Dünya’da yaşamaktan mutluluk duyuyordum. Yeşilin her tonunu içinde barındıran ağacın altında gözlerinin içine ilk defa daldığımda “işte” dedim. Hayatımın kayıp kısmı. İşte aşkın, aşk üstü yansıması. Her koşulda seviyordum onu. Hazal’ı tanıdıktan sonra hiçbir yerde hiçbir zaman kaybolmadım. Gittiğim bütün yolların sonunda gözlerinin içinde buluyordum kendimi. Uzaktan beni bekleyen kumral saçlarını görüyorum. Beni çağırıyorlar. Hazal’ı gördüğüm anda yıkılıyorum. Çünkü görmemeliyim. Çünkü köşemizdeyiz. Ağacın altına girip yapraklarla gizlemiş olmalıydı kendini. Hazal oradaydı. Ve sokaktan geçen herkes onu görüyordu. Ağacımız orada olmadığını ilk anda fark edemedim. Fark etmem mümkün değildi çünkü ağacın oradan gitmesine ihtimal vermiyordum. Sabah ilk molalarını veren belediye işçilerine yanaştım. Nerede? Dedim. Kim? Dediler. Hayallerim lafı çıkmıştı ağzımdan, onu görüyordum. Ağacı görüyordum. Karşı kaldırıma boylu boyunca uzanmış can çekişiyordu. Hazal donup kalmıştı. Sabahın esrarengiz sisine karışan iki gözyaşı gördüm gözlerinde, yanaklarından kalbine doğru aktı. Ardından bir Anka kuşunun gözyaşlarından kopan canla hayat vermek istedi hayallerimizin her anına şahit olan o görkemli ağaca. Hazal’ı hiç böyle görmemiştim. Aslında kendimi de böylesine hüzünlü görmemiştim. Kaldırımları genişletmek isteyen belediyenin cinayetini görüyorduk karşı kaldırımda. Ağlıyorduk. Hazal’ın daha önce bana öylesine hüzünlü sarıldığına hiç şahit olmamıştım. Hazal’ı öyle görünce tüm Dünya’yı yıkmak istedim. Nefret ettim. İçimde yüzyıllarca sönmeyeceğine emin olduğum bir kin doğdu. Hazal küçük ellerini elimde gezdiriyor ve gitmek istiyordu. Daha fazla duramazdık burada. Belki de Hazal’ın bana karşı bütün hisleri köşe başında buluştuğumuz o gizli ağacın sayesinde olmuştu. Köşeyi döndüğümüzde titreyen gözbebekleriyle son bir kez baktı köşe başına. Ağacın bıraktığı boşluğu görüp gözbebekleriyle aynı derecede titreyen dudaklarıyla konuştu. “Eğer bir gün ölürsem beni oraya göm.” Hazal öleceğini biliyordu. Söyleyecek kelime bulamıyordum. Çünkü yakın zamanda öleceğini biliyordum. Kanser bütün hücrelerini ele geçirmişti. Altında buluştuğumuz o ağaç Hazal’ın hayatıydı. Öyle diyordu. Yaşama sevinciydi. O gün kalbimin en temiz yerine bir ağaç diktim. Hazal isminin anlamını yaşıyordu. Kuruyup dökülüyordu ağacın yaprakları. Hazal’ı oraya gömemedim. Kalbime diktiğim ağacı söküp onun ela gözlerini oraya sakladım. Ondan bana kalan tek anı ve tek miras bana bakışıydı. Köşe başında duran o görkemli ağaç kışın beyazlığına, siyahlıkla dâhil olmuştu. Dumanın siyahı, isin siyahı, gecenin siyahı, bacaların siyahı. Ancak eminim ki ağacımızda, Hazal’da Dünya’dan çok daha güzel bir yerde beni bekliyor. Bekleyin hayallerim, herkes gibi bir gün bende bir çukur bulup içine gireceğim.

Avatar

Latest posts by Dogus Serce (see all)

Article Categories:
Hayata Dair

Leave a Comment

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.