Kayıt Ol
Eki 13, 2019
152 Views
1 0

Kendime Olan İtiraflarım

Written by

Alışkanlıklar kolay kolay terk edilemez derlerdi bana. Bu dünyada bir alışkanlığımın olup olmadığını düşünüyorum. Belki hayata olan zorunlu bakış açım buna bir örnek olabilirdi. Küçüklüğümden beri içime kapanıktım, doğru düzgün konuşmazdım ve arkadaş ilişkilerimde seçiciydim. Kişiler, bana sevgilerini açıkça gösterince arkadaş sıfatına dönüşüyordu. Ne yazık ki bu tutukluluk, gelecekte daha kötü tesirler bırakacaktı. Ancak bu şekilde sevildiğimi anlayabiliyordum. Hayatımda hatırladığım her zaman diliminde insanların bana koşulsuz sevgi göstermesini isterdim. dilerdim.

Sonraları toplumda kabul görmenin ve arkadaş sahibi olmanın bir konuda uzman olmaktan geçtiğini gördüm. Çalışkan olmak, bir konuda aşırı derecede bilgi sahibi olmak sizi, insanlara açıyordu. Şu anki varlığım böylelikle şekillenmişti. Ama yine de insanlar bana yapmacık geliyordu ve ben, onların içindeki sevgiyi göremiyordum. Dolayısıyla büyüme sürecim içinde eski sevgililerimi tam olarak unutamadım. O kasisleri atlatacak gücün bende olmadığını bilmek beni içten içe üzüyor.

Her iletişim benim için bir deneyimdi ve hala daha deneyim kazanmaya devam ediyorum. İnsanların hangi davranışlarda hangi duyguları gösterdiği, belli konularda yansıttıkları örüntü biçimindeki tepkiler, düşünce biçemleri… Bunların hepsi toplanınca bir insan ediyordu ve açıkçası çoğu insanda bu toplama işlemi bariz olarak görülebiliyordu. Ya benim gibi düşünen kişiler? Değil dört işlem, Fermat’ın bile son teoremi bizim yanımızda ilkokul problemi olarak kalırdı.

Şimdi 17 yaşındayım ve halen daha bu prangaların tesirindeyim. Karşımdakinin beni yanlış anlamaması için elimden geleni yapıyorum. Bazen bu ekstra çabam beni yoruyor, başkasının bakışından beni tuhaf olarak nitelendiriyor. O yüzden maskeler takıyorum. Okula giderken, evde ailemle konuşurken birbiri ardına maskeler takıyorum. Bazen bilinçli yapıyor, bazen ise bilinçsiz bir şekilde gerçekleşiyor. Ancak geceleyin o maskeleri duvarlara asabiliyor ve kendimle baş başa kalabiliyorum. Bu dünyada kimsenin beni tam olarak anlamayacağından veya anlamaya ihtiyaç duymayacağından emin olduğumu düşünüyorum. Bu alışkanlıktan kurtulmak için sayısız denemelerim oldu ama her seferinde de güvenimden bir parça koptu. Kırılgan bir insanım ama PVC takılmış camlar bile benden daha sağlam duruyor. Böyle olmanın olumlu tarafları var mı bilmiyorum, ama eminim ki en zor tarafı bütün bunları başkasına söylemek oluyor. Bir kez daha anlaşılmamaktan korkuyorum. Yine de bu saatten sonra bu kırılganlığımın yerini betonarme binalar almayacak. Sonuçsuz.

Muratcan Os

Latest posts by Muratcan Os (see all)

Article Categories:
Deneme · Edebiyata Dair

Leave a Comment

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.