Kayıt Ol
Tem 9, 2019
382 Views
4 0

SARARMIŞ ÇERÇEVE

Written by

Vakitsiz uyanmak solardı kollarda
İz iz kazınmış kapı kolunda kucaklaşmalar
Sarılacak bir göğüsse kalmamış
Halbuki rüzgarı düşerdi ardıma
Bulutlardan okurdum dünümü
Süngü bilip kilidi açmalıydı gün
Kör testereyle kesilmeliydi yahut en parlak yarın
Kime ne Şam’ın,Bağdat’ın,Hayber’in surlarından
O donuklaşan,sızan ve unutulan
Açılmayacaksa sürgü
Hatırlanmayacaksa unutmak niye?
Mezara yakışan o koku!
Ezilmiş bir tutam nergis mi serinletmeliydi toprağı
Ah! Nar zerresinin sahiplenildiği çıkmaz
Senin ve suyun kucaklaşması ne verebilir artık
Bir sözün hafifliğiydi dudaklardaki
Ağırlığıysa kollarda kenetlerdi kendini

Her adımla çerçevede büyüyor çehreler
Gözlerini alamazken alnımdan hangi köşede beklemeliydi o rengi
Sarıya çalan uzun bir çocukken mavilikler yanında
Kağıttan kanatlar bilmezdi koşmak nedir
Oysa bir nefesti şehrin ışıklarını yakan Beklentisiz,ihtiyatsız ve gri…

Yeni günün kuşkusu mu sarmalanmalıydı gözlerde
Mancınıklar mı yoklamalıydı gövdemi
Bir varış olamayacaksa nehrin ortasında
Yahut o ruh tutuşturucu nefes sıvılaşmayacaksa
Neden okunmalıydı avcun çizgileri neden
Kavuşulamayacaksa aynanın sûretine
Ne olmalıydı unutmaya değer ?

Avatar

Latest posts by yusuf yesildal (see all)

Leave a Comment

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.