Kayıt Ol
Ağu 3, 2017
511 Views
3 0

Sessizlik Parçalı Bulutluyken

Written by

Sevgili Kaybım,
Soğuk bir kış günündeyiz. Başımı yastığıma koydum ve yorganımı boynuma kadar örttüm. Açıkta kalan yüzüm, bir şeyleri arar gibi. Belki bir parça mutluluk, belki bir parça dost sevgisi. Günün sonuna ulaşmayı başardığımda kendime yeni bir güne girmeden kendime ilk şunu sorardım: Bugün hata yapmış mıydım?

Herhangi bir hata olabilir. Belki bir dostuma, belki iş arkadaşlarımdan birine, belki bir hayvana… Hata yaptığımda kendimi aptal gibi hissederdim önceleri. Ağabeyim, uzak bir yolculuğa çıkmadan önce “Hata yaptığında onları sev. Bilirsin ki, çiçekler onlara bakılmayıp ilgilenilmediklerinde solarlar.” demişti. Hatalar, farkına varılmadıkça sizi karanlığına çeker. Ellerinizden her şey kayıp gittiğinde, hatalarınızın aslında sizin varlığınızın en güzel kanıtı olduğunu fark edersiniz. Çünkü onlar, bizle varlar, bizle güzelleşirler. Onları sevip ilgilendiğimizde bizi yeni bir kişilik kılıfına uydururlar.

Yatakta sağıma dönerdim ve sonra şu soruyu sorardım: İnanıyor muydum?

Neye? Kime? Ben, yaşadığım hayatın boş geçirilmemesi gerektiğine inanıyordum. İşte bu inanç, arkasında bütün güzellikleri doğuruyor. Geçenlerde bir sahilin çay bahçesinde sıcacık çayımı yudumlarken bu soruyu kafamda yinelemiştim. İnanıyor muydum? Ben, dışarıdan baktıklarında belki orada boş boş oturuyorum. Belki bir ayrılık yaşamıştım az evvel ve onun acısını yaşatıyordum kalbimde. Belki bir yazardım ve masmavi denizin derinliğine bakarak karakterlerimi canlandırıyordum. Belki de ben hiçbir şeydim. Gerçekten öylesine oturuyordum. İşte, bir insana tam bu noktada bir soru sorarak tanıyabilirsiniz. Bu kadın orada ne yapıyor? Az önce saydıklarımdan birisini diyecek olabilir. Belki de “İşi gücü olmayan biridir. Neden takılıyorsun yahu?” deyip umursamayacaktır. Bu tamamen bakış açısıdır. Bir insana bakıp denizi tasvir edin demek gibidir. Çok uzaklarda yaşayan ve geçenlerde evlenen yakın bir dostumun düğününe gitmiştim. Dostluğumuza her yeni güne bir neşe ekliyor, birbirimizi iyi günde de, kötü günde de unutmuyorduk. Bu dostumun düğününe gittiğimde ona tebriklerimi sunmaya yanına gitmiştim. Ayaküstü lâflarken “Neden, gelip bu şehirde yaşamıyorsun? Denizin seni rahatlatacağına ve daha güzel yazılarınla bizi karşılayacağına inandığını söylerdin.” demişti. Sevgili kaybım, bunu söylediğinde öyle bir tebessüm etmiştim ki o an dostumun gerçek olduğuna bir kere inandım. İnandığım şeyleri bana hatırlatan ve her daim bir dostum olduğu için hayata müteşekkirdim.

Evet, bugün de inancımı yitirmediğimi hissettikten sonra sırtüstü konumuma geri dönüp şunu sorardım: Mutlu muyum?
Bu soru inançtan doğuyor. İnancın varsa ve onu noktaları birleştirir gibi tamamladıysan o gün yatağa mutlu girmişsindir. Gözün arkada kalmaz. Tavana bakarak gülümserim ve derim ki “Mutlu olabiliyorsam sebebi sensin.” Sevgili kaybım, doğru okudun. Mutluluğumun sebebi sensin. Sevgili okuyucum diyecek ki “Kayıplar insanı mutsuzluğa sürüklemez miydi? Hayat bize bunu öğretmemiş miydi?”
Şimdi, lâfım sana güzel okuyucu. Hayata hoş geldin. Kayıplarla dolu hayata hoş geldin. Hayatımız hava durumları gibidir. Güneşlidir o gün hava. Mutlu olursun. Yağmurludur o gün hava. Hüzünlenirsin. Şimdi diyeceksin ki “Biz bunların hangisini yaşıyoruz?”
Nitekim, benim cevabım ikisi de olmazdı. Parçalı bulutlu bizim hayatımız. Ben hayatın parçalı bulutlu olmasından yanayım. Hayat hem hüzünlü şarkılar gibi hüzünlendirmeli, hem de enerjini hat safhalara ulaştıran şarkılar gibi mutlu etmelidir. İki duyguyu da aynı anda yaşayabildiği zaman insanızdır. Sevgili kaybım, bugün de mutluyum. Daima da olacağım.

Uyku tutmuyor bir türlü. Sonra, yastığımı yatağımın başlığına dayıyorum. Sırtımı yaslayıp karşımdaki boş duvarı izliyorum. Kendime şu soruyu yöneltmeden edemiyorum: Sevdiğim bir şeyi bugün yaptım mı?

Bu satırlara kadar gözleri dayanan güzel yürekli okuyucu diyecek ki “Kendine zaman mı ayırmıyorsun?” Hayır, demek istediğim o değil, sevgili okuyucum. Şimdi arkana yaslan ve sessizliğin sesini dinle. Çünkü biz parçalı bulutlu hayatı yaşıyoruz. Güneş’in getirdiği cıvıltıyı veya yağmurun getirdiği akıntı seslerini değil. Sessiz bir parçalı bulutluyu yaşıyoruz. Sessiz ve parçalı bulutlu.

Sevgili kaybım, bu mektubu neden yazıyorum hala anlamadın. Anlamamakta haklısın. Çünkü henüz açıklamadım. Fakat hayat, bir mektupta yazılacak bir öykü değil. Hayat, dünyadaki bütün yıldızların sayılması gibi bir karmaşadır. Bu satırları yazarken uğruna feda ettiğim hislerimi anlayamazsın. Çünkü uzaktan hislerimi anlayabilmen mümkün değil. Sen, şu karşısında oturmuş olduğum denizin görünmeyen ufku kadar uzaktasın. Sana ne kadar satırlar yazsam da, mısralarıma uzanman için bir vücut gibi sana uzansam da gelmeyeceksin. Dediğim gibi… Kayıpsın. Daha önce elimde var olsan da şimdi yoksun. İşte, bütün satırlarım sanadır. Ruhumun her zaman parçalı bulutlu olmasının sebebi sensin. Fakat ben bundan şikâyetçi değilim. Aksine, içim içime sığmıyor. Elimde kalanlar değerleniyor, hayata tutunmak için kullandığım dallar kalınlaşıyor.

Yastığımı geri yatırıp ben de soluma yatıyorum. Sanırım, uyku yavaş yavaş vücuduma nüksetmeye başlıyor. Uyumadan önce son kez soru soruyorum: Yarın yine buraya gelecek ve sorular sorabilecek miydim?

Bunun hiçbir önemi yoktu. Çünkü başka şeyleri daha önceden kaybettiğim gibi bedenimi de kaybedecektim. Ruhum hep kalacaktı. Ruhum, sessiz kalıp anı yaşayacaktı. Yarına hep uyanabilecekmiş gibi plan yapıp bugünü hep geçmişte bırakmış gibi unutacaktı. Hatalar yaptıktan sonra onları sevecek, yaptıklarına inanacak ve mutlu olacaktı. Günün sonunda kaybettiklerini sessizliğe gömecek ve ruhunun hep aynı kalacağına inanacaktı.

Sevgili kaybım. Bugün sana yazmak istedim. Yarın kime yazacağım belli değil. Dedim ya, yarın için planlarım olsa da söz veremem.
Sevgili okuyucum. Bu satırlara geldiysen yol arkadaşı olduk demektir. Kısa sürse de yolculuğumuz, ben keyif aldım. Madem buralara kadar geldin… Sana sorumu sorduktan sonra uyuyacağım.

Sen az önce hangi yazdığıma inandın?

Avatar

Latest posts by Feyza.A (see all)

Article Tags:
· ·
Article Categories:
Mektup

Leave a Comment

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.