Kayıt Ol
Eyl 17, 2014
1372 Views
0 0

Sizden bir şey isteyebilir miyim?

Written by

Başkaları konuştukları gibi yazarlar,

Ben sustuğum gibi yazacağım. .

Amin Maalouf’un yazdığı bu satırlar ile başlamak istedim yazıma. .

Bu yazıya özgü bir konu kısıtlaması yapmayacağım. Hepinizin aklından geçen,  fikir ve düşüncelere ses olmak için yazacağım.

Bu sefer kendim ve sizin sustuklarınız için yazacağım.  Bu satırlar benim düşüncelerimden ziyade, hayallerim, umutlarım, bir avuç dolusu duam’dır. “Allah kabul etsin” o halde….

Benim duama da bir amin bahşedersiniz.

Bu yazımı şu an okuyan herkesten bir ricam olacak. Lafı dolandırmayı pek sevmem bilirsiniz.

O yüzden öyle damdan düşer gibi isteyeceğim.

Şimdi sakince oturun,   Ve kendinize soru sormak için en makul , sessiz bi ortam bulun.  Zira kendi iç sesimizi duymak kolay olmayacak gibi görüyor …

Başlıyoruz hazır mıyız?

İlk soru ben kimim?

Ne için yaşıyorum?

Bu güne kadar neler yapmam gerekiyordu?

Ne kadarını yapabildim?

Ve sonuncu soru ise ;

Sonun da nereye gideceğim?

Evet bu cümlelerin cevabı sizde.   Cevabı sizde olan sorular kolaydır öyle değil mi? Ama bir çoğumuzun bu sorular karşısında bayağı bir düşündüğünü görür gibiyim . Bilip de aslında bilmediğimiz ne çok şey var. Aslında bildiğimizi zanneder de hiçbir şey bilmeyiz.

En çok da bilenler bilmez ya zaten..

Bakın bir başka açıdan bakarsak, Hani biliyoruz ya….

Gazze……

Evet Gazze’yi de biliyoruz.

Evet duyarlıyız.

Gazze’ye bunları yapan siyonistleri kınıyoruz.

Peki ya gerçekten Gazze’yi biliyor muyuz ?

Geçmişi, Geleceği ile

Çocukları, mücahitleri ile

Yaşantıları, duaları ile

Şu zamana kadar neler görüp geçirdikleri ile?

Kaçımız açıp araştırdı Gazze’yi, Filistin’i

Kaçımız araştırdı neydi, ne oldu diye?

Ah Filistin, Ahh Gazze .

Ne de çok biliyor,

Ne çok bilmiyoruz seni..

Sen küçücük bir çocuğun avuçlarında,

Sen bir annenin çaresizce akan gözyaşlarısın.

Bir babanın merhameti,

Boy göstermiş bir ağacın yaprağısın.

Sen Filistin

Ümmet kılıcını kuşanmış,

İslam’ın güçlü kalelerindensin..

Şimdi konuyu biraz daha açmak istiyorum,

Sizden kendiniz için,  ümmet için,  Allah rızası için birşeyler yapmanızı istiyorum.

Mesela benim elimden bu gelebilir deyin ve kendinize söz verin.  Bu edindiğim görevi elimden, dilimden geldiği kadarı ile yapacağım deyin. Ve bu sadece sizin ve Rabbiniz arasında kalsın.  Yaşadığınız sürece bu dini, toprakları yetiştiren atalarımızın, inancı ve gücü şahit olsun. Bundan sonra bu sizin hak yolda davanız olsun ve varın ilerleyin..

Bir süre sonra yürüdüğünüzü göreceksiniz,  zaman geçtikçe inancınız arttığını ve koşmaya başladığınızı göreceksiniz. Elbette bazen ayağınız tökezleyecek. Fakat unutmayın yürüyen ve ilerleyenlerin ayağı tökezler, duranların ve yatanların değil.  O halde düştüğünüz yerden daha güçlü kalkın. Artık size daha büyük bir mükafât lütfedildi. Size hak yolda cenneti bahşeden, sizi sizden önce düşünen Rabb’inize şükr edin ve yolunuz da dimdik yürümeye devam edin..

Sizden bunu ;

Doğu Türkistan için istiyorum.  Bir çoğunun katliamından bile haberdar olmadığı o kardeşlerimiz için istiyorum. Mahşer gününde biz de sizinle  aynı hak yol için yürüdük demeniz için istiyorum.

Sizden bunu;

Afrika için istiyorum. Bizim o doyumsuz açlığımız için,  israf edilen onca nimetler için istiyorum. Yiyip yiyip o doymayan nefsimiz için istiyorum. Bizi içten içe kemiren, bizi sadece bir et parçası olmaya iten o düzeni bitirmeniz için istiyorum.

Sizden bunu ;

Meleklerin şehri Gazze için istiyorum.

O şahaadete nail olan kardeşlerimize ortak olabilmeniz için istiyorum. Onların da acısını bilmeniz “gerçekten bilmeniz” için istiyorum.

Sizden bunu;

Guta için istiyorum.  Şu ana kadar ismini bile duymamış olabileceğiniz yerde  kardeşlerimize kardeş olmanız için istiyorum.

Sizden bunu;

Ölümün baş kentleri, Hama, Patani, Burma, Şam, Halep, Humus, Kerkük, Tuzhurmatu, Mısır, Çeçenistan için istiyorum.

Zulüm gören kardeşlerimizin onurlu duruşlarının yanında, bizim âciziyetimizin yüzümüze tokat gibi düşmemesi için istiyorum. Yola çıkmaz isek ilerleyemeyiz. Sizden yola çıkmanızı istiyorum. Hak olanı hakk’ı ile yaptık demeniz için istiyorum. Sonra mücadele etmenizi istiyorum.

Mücadele etmeniz ve sınav vermek için geldiğimiz bu dünyada sefâ sürenlere aldanıp, dünyevi zevklere kapılmamanızı istiyorum.

Sizin için başkasından isteyemeyeceğim için sizden istiyorum. Ez cümle sizden sizin için istiyorum.

Bir şeyler yapmanızı istiyorum, güzel olsun,  huzura vesile olsun, yol açsın, hakikate erdirsin.

Bir şeyler yapmanızı istiyorum, hizmetten, hürmetten, müteşekkil olsun, kalpleri yumuşatsın, garibin, yolcunun, darda kalmışın derdine derman olsun.

Bir şeyler yapmanızı istiyorum,  Adil olsun, haktan, hukuktan, adaletten ayrılmasın. Zalime haddini bildirip, mazlumun payını versin.

Evet bir şeyler yapmanızı istiyorum,  Barış ve Huzur olsun. İnsanlar kin ve nefretten uzaklaşsın. Bombalar patlamasın, çocuklar ölmesin.

Unutmayın bir kenara not ediverin:

“Kötülüğün muzaffer olabilmesi için biricik şart, iyi insanların hiçbir şey yapmamasıdır.” der Edmund Burke. Biz kötülüğün muzaffer olmasına izin vermeyeceğiz ve bir şeyler yapacağız.

Belki zor ve meşakkatli olacak. Ama hiç bir şey kolay değildir. Fakat imkansız da değildir.  Çiçero’nun dediğin gibi;

“Yarınlar yorgun ve bezgin kimselerle değil, Rahatını terk edebilen gayretli insanlara aittir.”

Evvela ben eksik, noksan, yanlış anlatmış olabilirim. Ama sizin muhakkak doğru anlayacağınızdan eminim.

Hepinize selâm olsun.  Neyi, nerde, nasıl, ne zaman, yapacağını, yaşantısını nasıl düzenleyeceğini Allah’tan ve Rasulünden öğrenenler ve araştıran kardeşlerimize selam olsun.

Selâm olsun. .

Mazlumun elinden tutan, zalimlere fırsat vermeyen, Hak için birşeyler yapma çabasında bulunan kardeşlerime selâm olsun

Selam ve dua ile

 

Şüheda Nur Fidanol

#Şuşudan fısıltılar

Suheda Fidanol

blog'unda siyasi yazar
İran göçmeni
blogger editör // tasarım&Stling
Avatar

Latest posts by Suheda Fidanol (see all)

Article Categories:
Deneme

Leave a Comment

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.