Kayıt Ol
May 7, 2014
1436 Views
0 0

Yalnızlık Üzerine

Written by

Bir arkadaşım çok yalnızım, buluşalım dedi. aramızda böyle bir diyalog geçti: 

– Çok yalnızım.

-Buluşalım yarın hemen

-Çarşamba halam evleniyor, perşembe bi arkadaşa söz verdim. Cuma da bi öğrenciye ders vereceğim. Cumartesi yurt dışından arkadaşım gelecek. Pazar uygun mu?

-Hani yalnızdın…

-Yalnızım.

-…. 

Bu konuşmanın sonunda her gün müsait olan bi yalnız olduğumu idrak ettim. Acı gerçekle yüzleştim o an. Yalnız olan benmişim meğer o değil. Yalnızlık üzerine yazılmış ne kadar, şiir, deneme, makale varsa hepsini okudum. Aklımı çıldırmak üzereydim.

Abartıyorum kuzum, o kadar da yalnız değilim.

Geçen barbekü partisinde kalabalığın içindeki yalnızı oynadım. Yani Teoman’ı…

Saniyede tüketilen içki sayısı ile Hindistan’da açlıktan ölen çocuk sayısı kapışırdı. Kafamda Teoman’dan “…çok kadın hiç kadındır oğlum yalnızlıktır sonu.” dönüyordu. Barbekü partileri öyle sandığınız gibi ( amerikan filmlerinden bildiklerimiz) değil. İki üç obez toplanıp domuz eti yiyip bira içiyorlar. Sonra biz çok eğlendik hiç yalnız değilizi oynuyorlar. Obezitenin böyle bira göbeği ile kaynaşıp gittiği yerler, beni hep hayattan soğutur. İşte yalnızlık bazı durumlarda iyidir. Yoksa insan yalnız kalmamalı. Kendi ile çok baş başa kalan insanlar ya hasta olurlar ya da narsist. 

Yalnızlık acı verir, ama unutmayın ki;

ölümle gelen yalnızlık daha da acı verir…

Avatar

Latest posts by airborn (see all)

Article Categories:
Deneme

Leave a Comment

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.