Kayıt Ol
Şub 14, 2015
1361 Views
0 0

Yasak Kitapları Okumak Yasak

Written by

“Bazen kendimi kitaplarda buluveriyorum” dedi çalışmaktan yorgun düşmüş arkadaşına. Anlamamıştı belki arkadaşı ama olsundu o yinede söylemişti içinden geleni zaten kimse anlamazdı bu çocuğu büyümüşte küçülmüş misalini giydiriverir herkes başka bir söz de ilave etmezdi.Aslında çocukta sayılmazdı ama  o alışkındı. Haliyle de övünmeyi sevmezdi yaşıtlarının aksine. Sıradan bir hayatı vardı. Her sabah annesinin yaptığı sıcak ekmeği yer işine koyulurdu.Yolda hep dikkatini tel örgülerle kaplı “MAYINLI BÖLGE” adını verdikleri yer çekerdi. İnsanlar neden olurdu da bu güzel toprakları gereksiz yere kendilerine pek tabii zarar verecek şeylerle kaplardı? Merak ederdi. Hatta oraya karşı olan merakı günbegün artıyor hiç azalmıyordu. Bir gün orayı ne pahasına olursa olsun görecekti.Hissedecekti belki…

Hayatı böyle akıp giderken onu heyecanlandıran, mutlu eden tek kişi vardı o da pek sevdiği ve hürmet gösterdiği İsmet amcaydı. Kendisi birkaç yıl önce farklı kültürler görmek , kitaplar yazmak için bu köye göç etmişti. Kültürlü, birçok kitaba sahip olan , cömert biriydi. Tesadüf üzere tanışmışlardı sonra da bayağı kaynaşmışlardı.Her salı ziyaret eder okumak üzere kitaplar alır eve dönerdi.Bugün yine salıydı İsmet amcasını görmek için yola çıkmıştı. Yol uzundu ama amcasının sevgisini kazanmaya değerdi ve her gidişinde sanki ilk kez gidiyormuşçasına heyecanlanır koşa koşa giderdi.Uzun bir yolculuktan sonra ev az çok görünmeye başlamıştı.İki katlı, ahşap , büyük bir avluya sahip bir evdi.Hızlı adımlarla eve girdi . Buradayken kitapların kokusuyla birlikte içine huzur doğardı.Öylesine mutlu olurdu ki bütün kitapları tek tek kucaklayası gelirdi . Üst kata çıktı. Amcasını görür görmez hemen karşısına bir sandalye çekip oturdu. Bir iki saat sohbet edip çayını içti. Yine İsmet amcası onun için güzel kitaplar hazırlamıştı. İçinde hikaye kitaplarının ve romanların bulunduğu koliyi ona verdi .Sevindi. Teşekkür etti .Koliyle birlikte eve geri döndü .

Aldığı kitapları annesine göstermeyi ihmal etmezdi .Annesi çocuğunun kendini geliştirdiğini görünce çok sevinirdi lakin bu sefer öyle olmamıştı . Annesi çok kızmıştı bu kitaplara.Nedenini sormak istemedi. Belliydi sebebi belki ama hiç duymak istemiyordu yasaklı kitaplar olduğunu anlayınca çılgına dönmüştü.Anlamazdı bir düşüncenin, fikrin ne zararı olabilirdi ki böylesine uzaklaştırılıp yok edilsin.O bunları düşünürken annesi çoktan kitapları ateşe atmıştı bile.Gitti bir daha istedi İsmet amcasından aldıkça daha çok alıyordu . Yasaklı olan, olmayan hepsini, hepsini okuyordu korkmuyordu da üstelik eğer bir gün düşüncesi yüzünden ölecekse de razıydı . Annesinden gizlemesi gerekiyordu artık kitaplarını yoksa yine yakardı. O da kendince bir fikir buldu. Çok sevdiği , bakmaya doyamadığı , baktıkça anlamlandıramadığı mayın tarlasının önüne koyuyordu. Hem zaten kimse korkudan gelip buraya bakmazdı.Kitapları orada okumaya devam edecekti artık. Aradan biraz zaman geçti…Sonu çok belli bir olay geldi kapısına dayandı . Görevliler gelmişti . Besbelli birileri kitapları görmüş ihbar etmişti. Suçu beyan edildikten sonra ellerine kelepçe takıldı. Kelepçeli elleriyle mayın tarlasının önünden geçerken . Bir şairin mısrası geldi aklına  “bazı yasak kitapların verdiği dinç duygular” evet evet şimdi o duygularla hareket edecekti küçük bir boğuşmadan sonra görevlilerin elinden kurtuldu ve koşmaya başladı. Mayın tarlasının önüne geldi orada kalan birkaç kitabı da eline alıp kendini mayınların arasına attı…

O sırada bir duman,boğuk bir böğürme, sonrasında sessizlik  karıştı çorak topraklara…..

 

 

 

 

Avatar

Latest posts by Tuğçe Ak (see all)

Article Categories:
Hikaye Öykü

Leave a Comment

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.