Profil fotoğrafı
  • 37

    Posts

  • 5

    Comments

  • 659

    Views

ada*

Bu yollar biter mi adımları saymakla? Yorulmaz mısın, vazgeçmez misin yarısında? Arkana bakmadan daha ne kadar gidebilirsin? Ne kadar eminsin kendinden? Aklın hep gerinde kalırken, yavaşlatırken seni Pişman olmaktan...

read more

kaderin ateşlediği yumruklar*

Yumruklarım yerçekimine yeniliyor Fazla uzakta duruyorsun Gardını bile almıyorsun Benim tükenmemi bekliyorsun Bu adil bir dövüş değil, Ben acımı dindirmek için savaşırken Sen yalnızca kazanmak için savaşıyorsun Ben kafamın içinde de...

read more

kalbin beni hayatta tutan*

Ağır adımlarım Kör bir akrobatım Kalbin ve kalbim arasında İp gergin, olabildiğince uzağız Yaklaştıkça düşerim diye de korkuyorum Gerginleştikçe kopar diye de Aynı sona doğru bir yolculuk gibi Ama kalbin beni...

read more

biletli seyirciler*

Hayat, yaşlı bir ağacın en geç dalındaki elma Zıplasan yetişemezsin, dalına çıksan seni taşımaz Gözlerini kapasan da uzanamazsın, dört açsan da Ne kendini suçlayabilirsin bunun için Ne durmadan uzayan...

read more

şiir eylemsizlik prensibinin temelidir*

Yine aklıma geldin Yerli yersiz gelişlerin Sıklaştı bu aralar Kendimi apartmanın merdiven boşluğuna doğru tüküren çocuklar gibi hissediyorum İntihara meyilli bireyler için ilk adım Önce at sonra atla Önce düşür...

read more

sen bana gülme*

Sen bana gülme Ciddiye alıyorum Bütün yelkenlerim suya iniyor İpini koparıyor içimde uçurtmalar Sen bana gülme Gülünce ben de gülüyorum Bu çok zor oluyor Cam kırıkları üzerinde yürümek Bir aslana kırbaç sallamak...

read more

konuşkan kuşlar*

Unutma sevgilim Ben senin pencerene konmuş Uçmaktan yorulmuş bir kuşum Öyle güzel gülmesen bana Avuçlarına almasan Kanatlarımdan vazgeçirmesen beni İşte buldum Uçmak neye yarar başka dedirtmesen Bu kadar güzel gülmesen Seslenirsin bana Sesin boğuşur...

read more

Mein kleines Heinz*

Bulutlar yalnızca yağmur getirmezler sevgilim Bazen yalnızca gölgeleri düşer üzerimize Güneşi kucaklar gibi sanki korurlar bizi Ne büyük fedakârlık yağmur olup yağamazken Toprağa düşüp ağaç olamazken üstelik Geçiyor sevgilim...

read more

bitkisel hayat*

“Aç şu kapıyı aç sadece konuşmak istiyorum. Sadece meraktan bu lanet olası hayat verdiği her güzel şeyi geri almakta neden bu kadar acele diyor?” Çılgınlar...

read more

yeminli kuşlar*

Yeminli kuşlar Kanat çırpmamaya Rüzgara karşı Koşarken sen Arkandan bakmaya Çığlıklar böler Her sessizliği Kusar biriktirdiği Öfkeyi nefreti Her susmak zorunda kalmış olan Hep ağır değildir Zincirler Çakılıp kalmak bir yere Zorla Zaten gidemeyeceğini bilirken Özgürlük yük olur omuzlarına Birbirine...

read more

belki beraber*

gözlerimi kapıyorum sana değil hayata değil karanlık bir odada kör taklidi yapıyorum nefeslerim düzensiz dün dünyadan ne istediysem bugün de istiyorum bugün de vermedi belki yarın heveslerim sahipsiz uçurma kalbindeki kuşu gelmeden uçurumun kenarına özgürlüğün yükselmek değil dibe batmak...

read more

Uyandığın, uyku değil bir rüyaydı*

Uyandığın, uyku değil bir rüyaydı Kaçamak bakışlarla dolu bir balkon telaşı Üstünü çizdiğin kelimelerin ikiye bölündüğünü gördün Parçalanmalarını beklerken çoğalmalarını izledin Bir merdiveni ikişer ikişer çıkarken saymayı unuttun...

read more

Adın biraz fazla hayatıma*

Bir çocuğun bayram harçlığı hesabı yaparken geliştirdiği toplaması ne kadar ileriye götürdüyse onu ben senin gözlerine bakarken eski saatler gibi kurmakta ustalaştığım hayallerimde o kadar ileriye götürdü...

read more

sonra yağmur başladı işte

Ben bugün bir hiçtim Kısa kış günleri gibi başlamadan bittim Soğuk sular içtim Uzaklardan acı veren hayaller biçtim Aklım yangın sonrası ormanlar gibi Hiç belirti yok hayattan Yağmura muhtaç nisan...

read more

3- Ben anlatır dururum siz aldırış etmeyin madam*

Bu ölüm gibi bir şey Madam Sizi bir tek insan anlayabilecekken Onun en uzağınızda olması Yokmuş gibi yapmanız Ve en olmadık zamanlarda hatırlamanız Yağmurlar madam Hiçbir zaman böyle yağmadı Etimi parçalarcasına Madam Siz...

read more

1- Bu başka bir şey madam*

gülüyorsunuz madam ama aşık olduğunuz zaman ki gibi değil ağlamaklı bir gülmek bu biri gelse dokunsa gözyaşlarınıza durmayacak sanki bir daha susuyorsunuz madam ama anlatacak bir şeyiniz olmadığından değil anlatacak ne...

read more

Nefret edilenler listesi*

yüzükoyun yatmaktan nefret ediyorum, göğüs kafesime ağrılar giriyor kapıların açık olmasından nefret ediyorum, davetsiz misafirlere davetiye çıkarılıyor Martıların sabahın köründe çılgınlar gibi ötmesinden nefret ediyorum, güzel...

read more

Siz nasıl ölmek istersiniz?*

Bir hızlı bir yavaş yürüyerek, altı boş kaldırım taşlarının sesleriyle geceyi bölüyordu. Tam bu sokakta, çok değil birkaç gün önce, arkadaşı evine giderken yol...

read more

Sarhoş Şövalye*

Bütün silahlarını kuşanmış kızgın, sarhoş bir şövalye Üç adımda dünyayı fethedebilecek gibi konuşuyor Fazlasına gücü yetmez, azı kimsenin umurunda değil Bu gece de bu handa sabahlıyor Neden içtiğini...

read more

Bir Süre Sırt Üstü*

Saat gecenin bir yarısı, evin bütün pencereleri açık. İçeride sabrina kasırgasına yakın bir cereyan var. Masadaki kağıtlar havada uçuşuyor. Bayılıyorum bu sese. Dışarısı gerektiği...

read more

acı ve güzellik üzerine*

Acı insanı güzelleştirmez Yalan söylemişler sana Acı insanı basitleştirir Öyle bir basitleşmek ki Kanatlarını kaybettiği halde Kuş olarak kalmak gibi Bütün mavilikler seninken Küçük bir kafese sığmak Acı insanı dünyaya düşman eder Bütün...

read more

kayıp yolcuların günlüğü*

Önüne hiç bakmadan yürüyorsan hala Şimdiki zamana gelememişsen daha Cümleler, beyninin duvarlarına yapışmış ölü sinekler gibiyse Beklentilerinden aldığın yaraların, hayallerinin kanatlarını kırmışsa Çok geç kalmış olduğunun farkına dinlenmek...

read more

yokuş aşağı son hızla*

Bilmediklerimin peşinde koştukça Emin olduklarımdan vazgeçtim Kuşandığım silahlarım ve eksik yanlarım Ben hiç hazır olmadım Dünya savaşına Paslı yangın merdivenleriyle tutundum hayata Hep yanlış yerde durdum Havada kaldı söylediklerim Hep başkalarına kulak...

read more

Aklını kaçıran geçmişi kovalar*

Beynim içinde filler tepiniyor Hiç bir şeye tahammülüm yok Kalbimden aklımdan geçen her neyse Geçip gitsin acının zamanı değil dünya üzerinde hesaba çekilmek istemiyorum Bir ben mi suçluyum cümlesini...

read more

adı konulmadı ayrılığın bir piç gibi*

Adını henüz konulmadı ayrılığın Bir piç gibi kuytu köşelerde büyütüyorum Oysa senin ayıbın Ama yakıştıramıyorum sana Kalbimi parçalayıp kuşlara attığına inanmak istemiyorum Bazen artık bitse diyorum Bitse gitse Kötü bir çocukluk...

read more

Ölümcül şeyler ve ölünmesi gerekenler*

Bülent sigarasını çıkarmak için elini cebine attı daha paketle yeni temas etmişti ki bir el kolunu tuttuğu gibi kıvırıp sırtına yapıştırdı. bağırıp çağırmaya fırsat...

read more

bir garip adam*

Yine alarm çalmadan beş dakika önce kalkmış ve akşamdan ocağın üzerine koyduğu çay suyunun altını yakmıştı. Bununla kalmamış alarm çalana kadar takım elbisesini giymiş...

read more

gömelim gel seni kalbime desem sığmazsın*

Gömelim gel seni kalbime desem sığmazsın Hem sonra kazma kürek falan sıkılırım ben Sen zaten haline dünden razı Sen zaten halimden habersiz Sabahları bir kuş uçar penceremden sebepsiz Ben...

read more

kötülük kadar ilahi adalette daim olsun*

Yağmur bugün ara vermişti. Evinin çatısı üç gündür aralıksız damlatan Mahmut Efendi; yağmur suyuyla dolmuş plastik kovaları boşaltılıyordu. Emekli olmaktan artık nefret ediyordu. Kocasından...

read more

tek taraflı hesaplar*

    ben şimdi kalkıp anlatsam sana derdimi sen oralı olmazsın derdime dert katarsın kafam bozulur benim uzun uzun denizi seyrederim hiç adetim olmayan şeyler yapmaya başlarım erkenden yatar sabahın köründe kalkarım ateşli...

read more

dünyaya bir daha gelsem*

Dünyaya bir daha gelsem Çoğu uydurma olma olan anılar anlatılan bir köy kahvehanesinin Daimi müşterisi olurdum Beş parasız ve nerden baksan suratsız Dinler dinler içerdim soğumuş çayımı Geçmiş yılları...

read more

gece nöbeti*

evinin bahçesinden öylece sebepsiz kaçmış kediler gibi dolanıyorum sokakta amaçsızım bunun farkına vardıkça içimi önce bir sıkıntı sonra tarif edilmez bir huzur kaplıyor bana...

read more

başka bir dünya var dışarda*

başka bir dünya var dışarda iki sıcak kahve bir bakış arasında kuşlar kanatlarından şikayetçi insanlar acıdan ders almayan kalplerinden ikisi de biliyor uçmakta güzel acının tadı da rüzgar öğle...

read more

2-uzun zaman oldu madam*

Uzun zaman oldu Madam Kirli dünya biraz daha kendine benzetti bizi Biraz daha yalanlara boyadık söyleyeceklerimizi Kime inat bilmeden kalbimize gömdük özlediklerimizi Zehir bir kez girdi kanımıza Madam Atlıkarıncanın...

read more

love me if you dare

ne kadar başına dönebiliriz bu aşkın ne kadarını yaşadık diyebiliriz bulutlar ah bulutlar yinemi güneşi saklıyorlar ah biz ah biz yinemi gömüyoruz aşkımızı içimizdeki bataklığa bulduğu her karanlıkta tekrar hortlayacağını bilerek ne...

read more

Hesaplaşma*

Kelebekler kozalarında ölüyor Senin yüzün asık yağmurlar eskisi gibi yağmıyor Dünya çekilmezliğin sınırlarını zorluyor Su koyuyorum ocağa Buharlaşıp kayboluyor Ruhum etimi yumrukluyor Acının tadına bakıyorum Acıdan ve 98 santigrattan nefret ediyorum Tam şuanda...

read more

Yalnız düşlerin kaybedeni*

Bütün her şeyi geçip giderken koşar adım Acının yönünü şaşırması için yaparken elinden gelini Düştükçe kaldırım taşlarına çarpıp parçalanan dizlerine aldırmadan Aklının takılı kaldığı ipleri kopan uçurtmaları...

read more
Please wait ...