Kitap Gönder
Ağu 10, 2017
287 Views
0 0

Yitirilen Mektuplar-2

Written by

(Aleah- Water and Wine)

Her şeyim,

Yokluğunda notalar da ağlıyor. Hepsi birer birer dökülüyor kağıttan.. İzleri kaldı görüyor musun? Kağıtlarda notaların izi kaldı bir yara gibi… Tıpkı sen ve ben gibi. Biz de yara iziyiz. Dünyadan koptuk ve izimiz kaldı.

Kalbim sıkışıyor bu aralar. Boşluk var. Sensizlik boşluğu. Bazen serinlik geliyor kalbime. Sensiz yerlerim üşüyor.. Sadece susup rüzgarın sesini dinlemekle yetiniyorum.

Bugün yağmurlar toprağını temizlemiş. Yanına geldiğimde mutluydun, toprağının canlılığından ufak kahkahalarını da duydum. Yarın yine geleceğim. Çiçek de alacağım sana en sevdiklerinden. Bana derdin ya imkansızı başarabilirsin. Bir gün gezegenleri alıp mezarına dizeceğim. Sana uzayı yaşatacağım…

Kalemim artık seni yazmak istemiyor.. Ama ben onlarla savaşıyorum. Tıpkı son nefesini dinlerken bir kez daha dinlemek için savaşırken ki gibi…

Şimdi gidiyorum… Hayır, sonsuza kadar gitmem ben. Bırakmam ki seni. Nasıl bırakayım? Sen giderken kalbini bana emanet ettin. Emanete sahip çıkmalıyım değil mi?

-Çok uzaklardan sevdiğin.


Her şeyim,

Benim dünyamda bir teori vardır: Gölgende ölü ruhlar dans ediyorlarsa kalbin ritmini değiştiren birisi vardır demektir. Çünkü ölü ruhlar dans etmeyi sevmez. Gölgen senindir, ama ölü ruhlar benimdir. Kalbinin ritmi şu an dümdüz çizgi olsa da ben onları dans ettiriyorum. Çünkü ölü ruhlara kalbimi verdim. İşte ben seni böyle yaşatıyorum.

Ölü ruhları bırakalım da… Boş parfüm şişen masamın üzerinde duruyor. Şişeye bakıp hayal ediyorum. İçinin dolu olduğunu ve seni. Narin ellerinle alıyorsun şişeyi ve bileklerine, boynuna sıkıyorsun. Saçların yine karamel rengi. Saçların savrulurken bir yandan odayı o mükemmel çiçek kokusu yayılıyor. Sonra her şey silikleşip kayboluyor. Bomboş bir parfüm şişesi artık uçup gitmiş kokusuyla tozlu masamda duruyor. Ve ben ona bakıp bir daha soruyorum: Seni yaşatmak anılarla mıdır yoksa hayallerle midir?

Yanıt, sessizlik senfonisiydi. Sessizlik havaya karışıp kendi içinde duyulmadık senfoniler oluşturmuştu. Ben de düşüncelerimin seslerini dinlemeyi bırakıp senfoniyi dinledim sadece. Dinledim, dinledim.. Sonsuza kadar susarak seni yaşattım…

Bir gün bu senfoniyi bozdum. Hayır, ben seni öldüremem ki. Yaşatmak için başka yollar aradım. Bu sefer de en sevdiğin şarkıları söyledim insanlara. Seni bir şarkının notalarında yaşattım. Melodilerle besledim seni. Ve sesimle korudum seni…

Kelimelerim karışıp düğüm oldu yine… Ben onları çözmeye çalışırken sen rahat uyu. Döndüğümde uyanmış olursun diyememek kalbimi incitiyor bazen. Ama aldırmıyorum ben. Sen uyurken düşler serpiyorum toprağına. Uykuların huzurlu olsun diye.. Ben toprağına su dökerken tatlı düşler gör.

-Çok uzaklardan sevdiğin.

Feyza.A

Feyza.A

Ankara/17
Feyza.A

Latest posts by Feyza.A (see all)

Article Tags:
· · · ·
Article Categories:
Mektup

Leave a Comment

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.