Ovalar, yaylalar ve arenaların
Engin kafiyesidir atlar
Nereye sürsen oraya koşmuş
Bin çağ yangını olmuş kırılan ayakları
Sessiz çığlıkları hâlâ duyulur savaş alanlarında.
Rivayete göre;
Eziyet, vefasızlık ve insan inince şehirlere
Başına buyruk kent meydanları
Ağzı köpüren yorgun atları yutmuş
Fakat hemen arkasından kusmuş tekrar
Çünkü o kargaşada unutulmuş kutsiyetin gücü.
Oysa küflü bir beşikte uyutulurken hafıza
Çoktan atların ömrüne nar bereketi vermiş Tanrı
Böylece, sanrı olmaktan çıkmış pek çok şey
Tüm ahrazlar hep bir ağızdan susarak haykırmışlar gerçeği:
Atlar ölümsüzdür, ölümsüzdür özgürlüğün nal sesi.