Samatya’da bir meyhane masası.
Sen,ben,dostlar birikmiş masaya.
Biz diyemiyorum.
Oysa ne çok isterdim
Masaya biz birikmişiz
Rakı bardağında biz
Mezede biz
Suda biz.
Su renklerdirseydi ya rakıyı
Gözyaşım yerine
Biz diyemiyorum işte.
Oysa ne çok isterdim.
Evet,doğum günündü
Fasıllar şenlendirdi masayı
Yüzüm gülüyor
Gözlerim gözlerine deyince
Doldur diyorum dosta
Ama su koyma
Su koyma gönül
Biz diyemiyorum ya işte
Oysa ne çok isterdim
Keşkelerim birikiyor masaya
Pişmanlığım birikiyor
Utanıyorum ulan!
Adam olan diyorum
Kardesim dediği insana Aşık mı olur.
Annem gibi bakmasaydın belki
Sahi hiç soramadım niye o gözlerin…
Dedim ya yediremiyorum.
Oysa ne çok isterdim.
Kadehler kalktı havaya
Sevmekten usanmayanlara!
Ahhh…
Bu masa diyorum
Edip Cansever’in masasına benzemiyor
Kalkalim o zaman diyorsun
Kırılmasın
Otur!!!Konuşacağız bu gece
Demeyi…
Oysa ne çok isterdim.
Yakiyorum sigaramı
Samatya’nın sokakları İstanbul kokar
İstanbul da sen kokarsın
Tam yanimdasin
Gözlerin dolu
Yine annem gibi
Ellerim yüzüne değiyor.
-Ne oldu?
Sarılıyorsun
-Hiç…
Zaman duruyor
Mekan yok oluyor
Arkadan yıkılma sesi geliyor masanın
Cansever’in masası değil tabi.
-Seninleyse ben onada razıyım
Diyemiyorum
Oysa ne çok isterdim…
Seninle bir olmayı.