Vurun ulan vurun
Ben kolay ölmem
Ocakta küllenmiş közüm
Karnımda sözüm var halden bilene
(Ahmet ARİF)
Licede annenin eteğinde, roboskide katır sırtında, Van’da çuval içinde, Kobanede kamyonda taşınır bedenim. Ağrı’da, dersimde, halepçede amudede rojavada diyarbakırda batmanda ölürüm daha nice ölüm nice katliam…
Daha ne kadar kürtleri görmezlikten duymazlıktan geleceksin ey dünya! Aynanın karşısında bakarken gözlerinin içine; bir gözünü görmezlikten gelebiliyor mu ki insan, sende yüzyıllardır bırakıldığı zulmü görmezlikten geliyorsun?
Kendisine yüzyıllardır zulmetmiş olmalarına rağmen hala halklarla kardeşçe yaşamanın yollarını arayan bu halk daha ne kadar ölümlerle, hapislerle, din uğruna katliamlarla ölümlerle yok edilmeye devam edecek
Var olanı yok edemezsiniz, yok sayamazsınız! Ancak sizi psikozlara iter var olanı yok sayma çabanız. Yüzyıllardır yok saymaya çalıştığınız iç içe yaşadığınız bu halk kimlik mücadelesinden vazgeçmedi, onurlu yaşamdan vazgeçmedi! Vazgeçmeyecek çok iyi biliyorlar ki özgürlüğün bedeli çok ağırdır. Ama dünyada bunu bilmeli ki ya da artık görmeli ki zulümle yok saymayla ölümle katliamla varlığı ve özgürlüğü yok edilemiyor.
İşte bakın haykırıyor tüm tarihiyle bugün de Kobane: “Ben buradayım direniyorum” diye”…
Bir şarkı çalıyordu kulağımda “dayé ew çîya hers dide şînî li ser min negrîne ger miradek min hebe ew jî ji nav lévé tey delal ewé tilîlî yek be dayé tilîlî yek”
-Anne bu dağlar hırslandı artık. Benim için ağlama tek bir isteğim var senden ben ölüme giderken beni zılgıtlarla uğurla anne-
