Ne güzel gülüyorduk.
Neye sustun?
Bir güzel oturuyorduk kahve köşesinde.
Şimdi boylu boyunca yatıyorsun,
Kispetini çıkartmışsın pehlivanım.
Neye Küstün?
Benden çocukluğumu aldı bu Azrail, Çelik Memet.
Cebimden bozuk paralarımı,
Sapanımı kırdı,senin yaptığın.
Bir kasket yetim kaldı şimdi,
Bir koltuk boş,
Bir tabak fazla masada,
Bir el eksik bayramda.
Senden bana yadigar bir tespih kaldı.
Bir ceketin kaldı portmantoda,
Bir de Karadeniz gibi yemyeşil gözlerin aklımda.
Yine çıkıp talan etsene be şu çarşıyı !
Eve gelirken iki ekmek alsana !
Çıkıp geleyim şu gurbetten de,
Bir sokak da rastlaşalım be Çelik Memet.
Allah’ın selamı ile öpeyim ellerinden,
Bir Cuma kılalım sonra,
Yan yana secdeye değsin alınlarımız.
Uyuma be Çelik Memet.
Doymadık daha,
Ne olur uyuma…