Cem Yılmaz’ın son filmine gittim. İzledim.
Öncelikle şunu belirteyim: Filmin afişini gördüğümde filmin içinde film çekip onun içinde de yine film çekiyorlar sanmıştım. İncepcion mantığı yani. İzleyenler bilirler, rüya içinde rüya, içinde rüya söz konusuydu filmde.
Filmin adamakıllı komedi olacağını sanıyordum. Ama beklediğim kadar çok gülmedim açıkçası. Ama hikayesi fena değildi; zaten film yapmayla ilgili filmler mevcut. O bakımdan yeni değil.
İnsanların içinde zayıf kalmış bir film yapma isteği filan var galiba. Sorunca “Bu mesleği yapıyorum ama aslında yönetmen olmak istiyordum. Para kesin olsa senarist olurdum. Aslında oyuncu olmak istiyordum” gibi cümleleri muhakkak duyuyorum. Ama sanırım bazısı bu alanı bir hobi olarak görüyor. Zaman zaman yüklü paralar getiren bir hobi.
Bana, hala okumakta olmama rağmen en başından beri “İşsiz” gözüyle bakan tanıdıklarım vardı. Hala da var. Ve kendimizi kanıtlamadıkça olacaktır. Ama insanların kafasındaki bu kalıpların dışında seğirttiğimiz için oluyor bu. Farkındayım. O yüzden çok da takmıyorum açıkçası. Ne olacağını Allah Bilir…
Neyse filme dönelim, senaryoyu beğendik. Müzikleri güzeldi. Zaman zaman bir Amerikan tiyatrosu izliyormuş hissine kapıldım. Müziklerden kaynaklandığını düşünüyorum. Oyunculuklar zaten harikaydı. Rol içinde rol yapan oyuncuların yer yer bizi güldüren performanslarına değinmemek olmaz.
Cem Yılmaz daha önce çektiği yazar-yönetmen-oyuncu olduğu filmlerinden yardım almış. Ama bunda almamış. O bakımdan bir ilk olduğuna dair yorumlar da var.
Zekice yerleştirilmiş göndermeler, filmin değişik yerlerine yayılmış unsurlar. Mesela Boğaç Boray’ın dublaj bir adam olduğu gerçeğini önce ses sonra görüntüyle anlatıp en son yürüyebildiğinin ortaya çıkmasıyla güzelce yerleştirmesi.
Senaryo gerçekten zekice yapılmış. Şahikalar’ın baş karakterini de açıkçası afişten gördüğümde Doctor Who’nun geçen sezonki haline benzetmiştim.
Önceki yazımda da demiştim. İsim konusuna alışamadım sadece. Yani “Pek Yakında” ismini beğenmedim.
CMYLMZ galada eksikleri söylemelerini rica etmiş seyirciden. Zaten her yazarın gocunmadan söylemesi gerekir bunu. Buna ben de dahil.
Cem Yılmazın ikinci gala’yı oylamalar ile Anadolu’da bir şehirde yapması ise ayrı bir güzellik. Bazı yorumlarda Yeşilçam filmi tadında olduğunu düşünenlere de rastladım. Bir takım filmlere ve dahi kendi filmlerine de yaptığı göndermeler, oyuncuların isimlerinin sayılıp “yok oynamaz” dedikleri sahne, yine tanınmış konuk oyuncular vs. Filmi başka bir boyuta taşımışlar. Şimdilik sinema salonlarının bir kısmını kaplamış görünüyor. (Yaklaşık sekiz salondan beşi) İlerideki gişe başarısı esas yorumu yapan halkın ne düşündüğünü biraz daha açıklayacak. Bu konuyu daha fazla uzatmayayım…
***
Biraz Marvel’in oluşturduğu dünyadan bahsetmek istiyorum. Kahramanları çıkarmakla yetinmeyip onları birleştirmesi ve başka bir dünya kurması gayet zekice. Filmleri çıkmaya devam ediyor. Ve herhangi bir filmi izlenmezse sanki bir şeyler eksik kalıyor. Kafandaki hikaye tamamlanmıyor. Bu farklı.
Yeni filmler geliyor. İron Man 4, Yenilmezler 2 vs. Kaptan Amerika’nın devam edeceği zaten malum. Senaryosu tamamlanmıştı en son…
Şimdi Warner Bross’da bir benzerini yapıyor. Batman ve Superman beklenen filmler arasında…
Peki Spiderman diğerlerine göre daha mı fantastik ki Yenilmezler’de yer almadı? Belki ileride o da ekibin bir parçası olabilir. İlk Spiderman’i “Muhteşem Gatsby” filminde de gördük.
***
Lafı açılmışken sormak istiyorum o filmin gerçekten ne anlatmak istediğini. Alt metin olarak kaliteli mesajlar içerdiğinden nedense öylesine eminim ki…
Tabii Gatsby’nin dikkatimi çeken bir repliği Avrupa’nın en iyi şehirlerinde yaşadığını söylediğinde bunlara İstanbul’u da eklemesi ama Londra’yı söylememesi. Biraz paranoyakça gelebilir ama ne yapayım dikkatimi çekti işte. Filme ara sıra görünen “Gözlüklü Göz” sembolünün de bana İlluminati’nin sembolü olan “Üçgen içinde göz” sembolünü hatırlatması tesadüf mü acaba…
O filmi bir daha izleyeceğim. Çözemediğim bazı şeyler var. Ama çözeceğim. Çözdüğümde de burada açıklarım herhalde.
***
Buradan Leo Di Caprio’ya da uzanıp muhabbeti uzatırım da sanırım şimdilik bu kadar yeter. Kitabımı bitireyim. Yazar tayfası için de fazlasıyla önemli malum 😉
Bu arada geçmiş bayramınızı da tebrik ederim.
