Bursa’da yağmur öperken başını
Tatlı bir keder eser üzerine yavaştan
Güneş inzivaya çekilir ve ardından
ansızın çullanır karanlık, tüm vehmiyle
Çılgınlar misali koşuşup dururken her yaştan
Kokusu sine üzerine dehşetin
Kaşlarını çatar her şey bir anda
Sillesini yersin önce rüzgarın
Dışlanır tebessümün diğer yanda
Meçhule karışır hisler ve korkunç
ne varsa , hüküm sürer karanlıkta
Hele ay bir kuruldu mu saltanatına
Kök salar çılgın karanlığa
Emirler yağdırırken acımasız
Sinersin köşene ve yutkunursun
Yine te bitmek bilmez korkusu
Bir bankta gaste okuyan dedenin
Ak sakallarından sızan tebessümü
Anlatır sana şafağın,
Söktüğünü sabırla…