Seninle konuşalım uzun uzun.
Otur şöyle karşıma,
Dimdik!
Ben nasıl her gidişinde kaldıysam arkanda,
öyle kal ve dinle beni.
Otur da anlatayım seni sana .
Ha yanlış anlama sakın!
Bende ki seni anlatacağım uzun uzun.
İçinde kaybolduğum;
Gözlerini,
Kokunu,
Saçlarının teline kadar sevdiğim seni anlatacağım sana.
Sonra kurduğumuz hayalleri yıkıp gidişini,
Ardında bıraktığın yaslı yüreği anlatacağım.
Hangisinden başlayayım?
Hangisi daha çok acıtır canını?
Otur da dibini sıyıra sıyıra anlatayım.
Son kadehime, son sigarama kadar.
Sonra çekip gidersin yine,
Ardına bile bakmadan.
Nasılsa alışkınsın sen kapıyı çekip gitmelere !
Olur olmadık zamanlarda dönmelere…
Sus ve dinle Allah Aşkına !
Uzun uzun anlatacağım seni sana.
Ama;
Son kadehimde çek git ne olur,
Git bir daha dönmemek üzere…
