Bir ‘vav’ gölgesinde Bilal’i beklesek
Vakitlerden ikindi olsa
Ve serinlik huzura karışsa
Kırkikindi göçünü indirse şehre
Aydınlık, tuzlu bir damlanın esaretini bölse
Yine gelse o mevsim.
İbadet şefkatle okşasa saçlarını deli kızın
dar vakitlerde bir yangın peydahlansa kafesinde
Mis gibi toprak kokusu, divane yolların davacısı
Kelebekler rengi çalınan papatyalara şifacı olsa
Kafes yansa,
kız kanatlansa…
çeşmeler susamamış daha
koynuna girmemiş rüzgarı dağlarının
ırmak yeşil,
umut hala mavi…
vakit var daha
henüz varmış vatanına güz
görecek gün var daha
sevilecek fincanlar…
susmanın da mevsimi mi olur deme
kafes kanatlanır
kız yanar
ömre çeyrek takar hancılar
Oysa sevdaya var daha…