Sözü ile mekânlar var edip de mekâna mekân hazırlayan.
Ne dediği değil sözü kudret olan kimdir ise kelam eder , ettiği olur.
O kelam da bir harf olabilene ne mutlu , olamayıp suskunlukla sır olana nice mutlu .
Neyim ?
Ne haldeyim ?
Bahsi geçecek kadar varım yahut yokum .
Onca sıfata fîil olsam ne.
Kelam belli harf belli .
Nokta ona dendi kelam bildirildi. Konu bahis bir benmi düşmüşüm can telaşına diyen belli .
Belirsiz , giz olan yokluğa ermiş veli belli .
Kelâm ıñ yurdu levh-i mahfuz belli, belirsizlikten söz edilmedi.
Bu vakte kadar !
Kelâm diyarında harfin harfe saf tuttuğu Cami.
Boş saflardan dan tutta safların arasında ki boşluk dur belirsiz olan
Ve adı sanı olmasa da yokluk varlığın asıl âlemi.
Harfe sual edersen 3 olur 5 , 5 döner 7 ye ,
Olur Elif lam mim .
O sual ki yokluk denen varlığa düşen gölge …
O gölge ki hitap kılınır olur da
Cevap varlığa karışmaz.
Sual ? serrini sunar da
Emir kelama sual cevapla yoğrulur.
Neyi değil ya da kime
Çömleksiz yere düşen damla gibi , Yurtsuz bir zerre gibi ,
Çağrılmadan gelen kişi gibi
Mekânı olmadığından boşluğa boşalıp taşan tufan gibi .
Sebebi olmadan Ol An .
Çift yaratılmadan evvel tek den yek olan .
O ki yakıp yandırdı da kül ile kul arasında sur oluverdi.
Kalan yoktur gayrı bilinmez ama oluver-diği gün ölüver’di(K).
Araya giripte birleştiren harf . Kaf Kef .
Söz den Sez e doğru yolda Sis ile kuşan da
Sus gönlüm çoktan vardık .
Sus gönül hanına Süs olsun Ses gönül.
Saç ne varsa , yokluk Suç olsun Gönül.
Günahımız umut
Gelen yar olsun GÖNÜL ..!
Peygambersiz vahiler.
Sayfasız kelâmlar…