Başımı alıp gidesim var bütün şehirlerden.
Önce Paris’ten, sonra Kahire ‘den.
Belki Moskova’dan, İstanbul ‘dan.
Sonra bir gülümseyip, iki ağlayasım var.
Çikolata yiyesim var, tadı damağımda kalacaksa.
Bir çocuk kaçırıp, doya doya sevesim var.
İsraf edilen yemekleri toplayıp, dünyadaki tüm açlara dağıtasım var.
Duvarları gökkuşağıyla boyayıp, tüm âmâlara gösteresim var.
Ahrazlara şarkı söyletesim var.
Babamı yetimlere, annemi öksüzlere veresim var hatta.
Orhan Veli’den şiir okuyasım, Sezen Aksu’dan şarkı söyleyesim var.
Michael Jackson gibi dans edesim var bir de.
Her dilde ‘yaşıyoruz’ diyesim var,
Anadolu’daki her ağızdan konuşasım.
Çorum’dan leblebi, Giresun’dan fındık yiyesim var.
Diyarbakır’dan karpuz, Mersin’den tantuni, Kocaeli’den pişmaniye…
Kağıt gibi yırtılasım, dal gibi kırılasım var.
Kavgaya karışasım, içimdeki tüm kötü sözleri sayasım…
Dövesim var tüm acıları,
Mutluluğu evlat edinesim var.
Yaşayasım var işte,
Hevesim kırılmadıkça.
Ömrüm boyu yaşayasım var.