günaha bulandığım gecelerden biriydi
şiir okuyor ve alkolsüz sarhoşluklarımdan birini yaşıyordum
ölüm törenleri düzenliyordum
karanlığın korkak efendilerine
bir tom waits şarkısı kulaklarımda
en romantik küfürleri fısıldıyordu
Aşık oluyordum
Siyah ojeli sarışına
Sevişmelerimiz oluyordu
Ve ateşli öpüşmelerimiz
O susuyordu ben ise konuşmuyordum
van gogh’u kıskandıracak resimler
chopin’i utandıracak notalar sahibiydim
boya tüplerimde kan
notalarımda ise kapı gıcırtılarıyla
ölmek istiyordum
bir sezen aksu şarkısında
veya bir yeşilçam filminde
sahilde füzelerle patlatılan topum
kurşunlara hedef olan kol sargım
ve kara tahtamda nefret sesleri
ölüyorum
yaşatmayı beceremeyen ben
yaşaması gerekenler adına
ölüyorum
kulağımdaki çocuk çığlıkları
ve banyomdaki kandan havuza binaen
ölüyorum
soytarı krallar
ve dalkavuk katiller adına
ben şimdi ölüyorum
sizden son isteğim
sarışınıma iyi bakın
birde kuşları öldürmeyin sakın…
