Hayatımızın herhangi bir döneminde mutlaka yoga,meditasyon kelimelerinden birine denk gelmişsinizdir. Algısal olarak hemen kafanızda bağdaş kurup oturmuş “ohmm,ohmm” diye sesler çıkartan insanlar üşüşür. Hatta birçok kişinin “nerede bu çakralar” diye dalga geçmesine muhattap olmuşsunuzdur. Hemen cevap veriyorum.. Bu çakralar, “içimizde”. Yanlış duymadınız öz benliğimizin derinliklerinde çakralarımız. Bazılarımız bunları farkında olabilecek kadar kendini tanıma farkındanlığına erişmiş ve kendisiyle huzurlu bir uyum içerisinde yaşamını devam ettirebilmektedir.
Meditasyon sayesinde insan sadece kendisiyle baş başa olabilme şansını yakalayabilmekte ve kimsenin olamayacağı kadar dürüst bir şekilde kendini dinleyebilmektedir. Birey öncelikle kendisine saygı duyabilmelidir ki çevresindekilerden saygı görebilsin. Bunu da ancak kendi iç sesimize kulak vererek sağlayabiliriz.
Hepimiz kendimizi sevdiğimizi söylüyoruz ancak hangimiz kendimizi öpüp okşuyoruz. Hayati bir refleks olan ve tamamen bilinçsiz yaptığımız nefes alıp vermenin farkındayız aynı zamanda da bunun için şükredebiliyoruz ? Kısacası yaşadığımız ve nefes aldığımız için mutlu olabilmekten bahsediyorum.
Birkaç yoga ya da meditasyon videosuna denk geldiyseniz; “Nefesin farkında olun, takip edin ve şimdiii kalbimize ışığı yönlendiriyoruz.” gibi söylemleri duymuşsunuzdur. Peki bunları nasıl yapacağız ? “Nefes işte nasıl takip edeceğim” diyorsanız size çok basit bir pratik tavsiye edeceğim.
Sessiz, sadece kendinizle baş başa kalabileceğiniz bir özel alan seçin. Gözlerinizi kapatın ve burnunuzdan nefes alıp ağzınızdan verin. (Birkaç nefes sonra başınız dönebilir.Çünkü ilk defa doğru düzgün nefes alıyorsunuz. Panik yapmayın bu çok normal bir reaksiyon. Vücudunuzun oksijenle tam anlamıyla tanışma vaktindesiniz.) İçinizden kendinizi iyi hissettirecek bir cümleyi tekrarlayın. İşte bu sizin sevimli mantranız ve kötü hissettiğinizde kurtarıcınız olarak nerede olursanız olun şefkatli elleriyle yardımınıza koşacak anahtar kelimelerinizi oluşturacak. Unutmayın ki, hepimiz bir bütüne bağlıyız ve her şeyin bir parçasıyız.
Ben kendimi çok yalnız hissettiğimde ya da içinden çıkamadığım anlarda mantra olarak seçtiğim “Her şey için şükürler olsun. Her şey en yüksek iyiliğime ve mutluluğuma çalışıyor ve bana yaşatıyor.” kelimelerinin olumlu enerjisini hayatıma çekmeye çalışıyorum. Her kelimenin bir enerji yükü var ve bize bazı kelimeler belirli sorumluluklar yükler. “Asla, hiçbir zaman, hayır” gibi kelimeler bize yapmamam gereken kırmızı çizgilerim ve bunları aşmamalıyım sorumluluğun verir. Neden bunları kendimize yapalım ki ? Bazı durumlarda yapmak zorunda kalırsak neden kendimize ihanet edip, iç sesimizle çelişkiye düşelim ki ?
Yaşamınızdan gereksiz yere kendinize yüklediğiniz olumsuzlukları atın, nefes alın ve bulunduğunuz anın tadını çıkartın. Yapabilirsiniz bunun için kendiniz de dahil olmak üzere hiç kimse sizi suçlayamaz.