Yaratılış gereği insanlar dünya üzerine saçılmış boyalı hafif renklendirilmiş,yakınlar sebeplerden ötürü uzaklaştırıldı tıpkı sen ve ben.Sürekli yanan aşk ateşini söndürmemek için uğraş veriyorum çabalıyorum sertçe kulaç atmakta bedenim fakat senin tarafın sürekli o ateşi söndürmenin yolunu aradın ve söndü.Acil çıkış pencerem,kapımız yoktu planlarımızda sebepsizce zamanın ne kadar hızlı aktığının farkına varmadan,son çıkışı ve ateşe söndürdüğün an yakın sevgili hisleri şuan kutuplar kadar uçurum mesafesi doğurdu.Uzaktan oldu bu sevginin adı benim tarafımdan gölgedeyim yıldızlar yok oldu aniden!Erişemediğim odalar var kafanda uzak kalmış bana sessiz.Bazı odaların anahtarları var ama açmama izin vermeyecek derecede iyi kilitlenmiş ve zaman beni çilingir ustası yaptı sevgilim artık erişebiliyorum sadece kapılarda karşılamanı bekliyor olacağım.Yaratılan tartışmanın havaları çok hoş olurdu inkar etmedim,şuan kavgaların özlemi bir başka.Gece yarısı loş sokaklar kokmuş çöplük görünce hızlıca amaçsız koşmak hatta farklı konular işlenir kafada tıpkı anlamsızlığının içinden kulaç atıp senide çıkarma gibi ! Koştum sürekli geceleri sabahlar olana kadar ta ki en mutlu an gelene kadar,beni beklemediğin ve kırgın olduğun umutsuzluğa kapıldığın anlar karanlık odanda tek başına ışıkları söndürüp tek kişilik yatağında hafifçe başını kaldırarak gözlerimin içine bakman,usulca yanına yatmamak için hiçbir sebebi yoktu.Karanlıkta dahi belli oluyor “Saçların Beyazlamış Sevgilim”.
Fotoğraf : Luciana Urtiga.