Perdeler arkasından izlenen bir yaşam bu, güneşin en keskin ışıkları sana çarpar. En uç noktalarından... Düşüncelerin fikirlerin o kadar keskin ki, tutunamayanları kesip atıyor. Engel olmaya çalışanları kesip atıyor.. Peki ya sen? Sen ne kadar sağlam kalabilidin. Kanıyor her yanın. Henüz yolun başındasın, bu kadar hırpalanmışlık hissi normal mi sence? İnan istemezdin değil mi böyle olmayı. Hayır isterdin. Çünkü olağanlık, sıradanlık sevmediğin şeyler. Ulaşmak istediğin yollara gidilmiş yollardan gitmek istemiyorsun. İz bırakmak istiyorsun.. Belki de sadece yaşadığın ile, ülkeye değil de, tüm dünyaya bir iz bırakmak istiyorsun. Herkes senin ne olduğunu bilmeli değil mi ? Acıma hissinden arınmış kalbin, katılaşmış ve buz tutmuş.. Artık ömrün boyunca ısınmayacaksın, bunuda biliyorsun. Ve o.. O tanrıyada bela olmak istiyorsun. Tanrının belası olmak istiyorsun. O var.. Bir yerlerde bekliyor olsa gerek.. Son hamlesini bekliyorsun değil mi ? Belkide yaşamına son vereceği anı hesaplıyorsun. Ne planlıyor olmalı? Ne düşünüyor? Bu şüphesiz baş kaldırmak olur ama, olsun buda senin tabiatında var! Bu sende doğuştan var! Hey biraz yavaşla.. Beni duyabiliyor musun? .. Bak! Beni dinlemelisin. Nereye gidiyorsun! +Geleceğim.. +Bu konuyu konuşağız seninle. Bekliyor olacağım.