Ne kadar acı, yaş almışken aslında yaşamdan alacaklarını henüz almamış olmak. Yoksa alamamak mı?
Eksiklerini dibine kadar hissetmek, sınav süresi bitermişcesine bir panik yaşamak ve kalan zamana sığdıramayacağın o kadar çok eksikle mücadele edemeyeceğini düşünüp pes etmek.Hiç olmak, yaşamamak, yapmamak, olmamak. Bundan rahatsız bile olmamak.
Bu ruh hali yaşanmalı mı, yoksa görülmeden üstünden geçilmeli mi?
Ne var sanki şükrederek yaşasak, hep mutluymuş gibi, olanların gölgesinde olmayanları unutarak?
Olanlarla yetinmek, eksikleri görmemek, kötüleri örnek alıp hamdetmek.
Şükretmek aslında bu yüzden biraz da uygunsuz bir şey değil mi? Başkalarının bulunduğu kötü duruma sevinmek ve iyi ki o durumda olmadığını düşünmenin neresi vicdani ve etik? Niye hep görmemezlikten gelmek? Belki de akıl ve ruh sağlığı için , mantıklı tek açıklamam bu.
Ve hep başkalarına güzel, iyi, akıllı görünmek için yaşamak, beğenmek, değer vermek,arkadaş olmak..
Var mı gerçekten kendini gerçekleştiren, kendi zevklerine, isteklerine göre yaşayan, önce ben diyen, bunu bencillik saymayan, kendisi için bir duruşu olan, bunu kabul ettirme derdi olmayan? Yoksa herkes huzurla uyumayı mı tercih ediyor, kendini keşfetmeyi redederek ?
İyi uykular………………………………