Bir gülüşün tınısı ile büyülenmişim
Ben görmüşüm, kimse duymamış
Gözlerin fısıldamış uzaktan aşkın yolunu
Yürümüşüm duyduğum sese doğru
Aşka varmışım
İçimdeki kelebek seslerinden tanıdım
Girdim aşkın koynuna, yaşadım
Günü güne eklemiş zaman tutamamışım
Her gün öldürüyormuş oysa beni aşk,
Anlamamışım
İçimdeki kelebekler öldüğünde anladım
Bende giydim deli gömleğini üzerime
Gittim aşka isyan ettim, kendimle savaştım
Kalbimi yırta yırta çıkardım seni
Kalbimi bir kerede, kendim öldürdüm
Sevgiden güllerim solduğunda anladım
Şimdi ben
Mecnunun çölündeyim, Ferhat’ın dağında,
Yusuf’un, kör kuyusunda.
Ama kör kuyu tutamaz beni,
Çöl yakmaz, dağ boğmaz beni
Onların yaşadıkları aşktandı,
Bendeki bir farkla
Aşksızlıktandır.
