Günahlarını silercesine saatlerce suyun altında kalıyorsun.
Yalnız hissetmemek için sevmediğin insanların dibinde duruyosun hep.
Yerde olduğunu farkettirmemek için göklerdeymişsin gibi davranıyorsun ve en kötüsü olduğunu düşündüğün halde en iyisiymişsin gibi takıyorsun “günlük yaşam” maskelerini.
Gözyaşlarını gülümsemenle kapatıyorsun.
Kaygılarını kahkahalarınla bastırıyorsun, korkularının ortaya çıkmaması için olduğun kişiyi gizliyorsun.
Hayallerin önemsiz olduğu öğretildiği için sana doğduğundan beri, büyüdükçe içindeki çocuğa işkence ediyorsun inançlarını yitirmesi için.
Sonunda küstürüyorsun onu, en çok ihtiyacın olduğu anda uzaklaşıyor senden.
Ve yine geç kalıyorsun yapman gerekenleri gerçekleştirmek için, her zaman yaptığın gibi.