Yeniden var olmak başlangıçtan ziyade kendine dönmenin en çıplak halidir. Şu an var olan kim? Geçmişin bugünkü yansıması mı yoksa henüz dokunulmamış gelecek mi? Aynada gözüken mi yoksa arkasındaki hayalet mi?
Kırıklarım var ilk düştüğüm yerde oluşmuş hala aynı yerde sızlayan
Törpülenmiş köşelerim var çarpa çarpa yumuşattığım ama hala izini taşıyan
Kabuk bağlamış yaralarım var en ufak hatırlayışta çatlayan
İşte yeniden var olmanın süreci bir bütünlük içerisinde parçalardan toplanan, düz olmayan, pürüzsüz hiç olmayan..
Bir daire misali kendi içinde dönen ve her döndüğünde başka bir şekilde var olan..
Artık sadece aynada görünen değil o yansımanın içine sinmiş hayalet ile bütünleşmiş bir benliği görmek..
Ve hikayenin tam ortasında soruyorum.
“Kendime döndüğümde bulacağım şey gerçekten ‘ben’ mi?”