Aşkın kutsallığına, ölümsüzlüğüne inandım ben.Sevginin ruhu temizlediğine de…
Aşkın kutsallığını bizlere bahşeden Allahtı ancak çok geçmeden anladım ki onu kirletenler bizlerdik. Sevgiyi yaratan ve kalplerimize nakış gibi işleyen yine Allahtı, ama onu törpüleyen ve çıkarlarına alet eden yine bizlerdik.
Ne oldu bize, ne değişti de biz böylesine kirlendik, kirlettik her şeyi? Oysa değil miydi ademoğlu doğduğunda en temiz ve en masum. O gün bir avuç kan vardı kirli olan bedenimizde sadece. Günahsızdık, temizdik, saftık… Neden devam ettiremedik biz bunları peki ?
O günkü gibi, bugün bedenimizde bir avuç kan yoktu belki ama başta yüreğimiz kanadı, yüreğimizin kanamasıyla dursaydı keşke bu yara, durmadı, önce yüreğimizi aldı elimizden sonra da sevgimiz kan revan oldu. Bu nedenle ki, başkalarına açacak ne kalbimiz kaldı ne de o verebileceğimiz çok temiz sevgimiz. Geriye sadece kirletilmiş aşklar, ruhuna fatiha okunmuş sevgiler, kibirlenmiş yürekler kaldı…