Seni ilk gördüğüm andan itibaren her detay yüreğimin tam ortasında
Gözlerinde anneliği, kadınlığı, cenneti gördüğüm
Güneşi ilk kez hissettim ellerimde
Ses tonu bu kadar huzur saçar mıydı bi insanın?
Teninin kokusu tüm bahçeleri soldurur
Dudaklarından dudaklarıma ırmaklar akar
Aklıma bi ok saplandı sanki
Çekip çıkarmayı istemediğim
Düşlerimde, dünlerimden kaçıp
Düşüp – kalkmaları atlatıp
Yeniden dirilişe hazırlanmak istiyorum seninle
Şu yazdıklarımın hepsini önüne sermeliyim
Nice şiirler okumalıyım üzerinde battaniye, elinde kahvenle pencerenin önünde
Tek bi odada ömrümü sevdamıza harcamalıyım
Omuzlarım üzerinde yeni bi dünya yükseltmek zor
Eşiği geçtikten sonra Dize’yi kucaklamam
Hayallerimi, hayatıma eklememe izin vermiyorlar
Yukardakiler de karşı bu bedene
Gökyüzünün güzelliği hak getire
Anca yağmurlar var hediye torbamda
Olsun
Direniyorum…
Yüreğimden geldiğince aşkınla
Dayanıyorum
Mutsuzlukları idam edip
Bahçene çiçekler ekiyorum
Tüm bu saçmalıklara sadece sana kavuşma umuduyla katlanıyorum
Kaybettiğim ruhuma nurlar üfleyen senin hatrına
Kızıma anne olabilmen umuduna sarılıyorum
Ama..
AMA’lar var
Bitmek tükenmek bilmeyen keşkeler
Ya yeniden ölürsemler
Bu seferde olmazsalar
Önceki hayatlarımdan tanıdık fotoğraflar görürsemler
Anlatamam
Sonundan korktuğum çokca hikaye var içimde
Anlatamam
Kaçmaya çalıştığım onlarca kaybım var
Anlatamam
Sen de gidersen yaşayacaklarımı
Anlatamam
Her gece kabuslarımda dağlanan acılarımı
Susuyorum
Seni de kanatmamak uğruna
Ya da aynı yerlerden yaralanmamak için
Payıma düşen yalnızlığımı, bana biçilen rolü oynuyorum
Alnıma kazınan kara yazgıyla
Seve seve, kuruya kuruya, azala azala
GİDİYORUM