Kayıt Ol
Tem 22, 2017
2062 Views
0 0

Anlatım ve Özellikleri MASAL

Written by

MASAL: Olağanüstü kahramanların başlarından geçen olağanüstü olayların yer ve zaman belirtilmeden
anlatıldığı edebiyat tü-rüne “masal” denir.
Halk dilinde anlatılarak oluşan sözlü edebiyat ürünüdür. Masalar bir yazar tarafından sonradan yazıya
geçirilir. Masallar nesir, nazım karışık olabilir. Masalların girişinde genellikle tekerlemeler bulunur.
Bunlar şiir şeklinde olur. Masallar, özellikle çocuklara hitap eden eğitsel içerikli metinler olduğu için
kolay anlaşılır ve akıcı bir anlatıma sahiptir.
Masallar, merak duygusunu en fazla uyaran yazı türlerinden biridir. Masalda olayların nasıl gelişeceği,
kahramanların neler yaşayacağı, masalın nasıl sonlanacağı gibi konularda okuyucu veya dinleyici aşırı
derecede meraklanır. Bu bakımdan masallar çok sürükleyicidir.

 

Masalın Özellikleri
A. Masallar, meydana geldikleri zaman bir kişinin malıyken, yaygınlaştıkça, yöreden yöreye, ülkeden
ülkeye geçtikçe halkın malı olur. Masal, anonim bir türdür.
B. Masallarda genellikle iyilik-kötülük, doğruluk-haksızlık, adalet-zulüm, alçakgönüllülük-kibir… gibi
zıt durumların temsilcisi olan kişilerin mücadelelerinden veya insanların ulaşılması güç hayallerinden
söz edilir.
C. Masallarda yer ve zaman kavramları belirsizdir.
D. Anlatımda genellikle geniş zaman veya öğrenilen geçmiş zaman kipi (-mişli geçmiş) kullanılır.
E. Anlatım kısa ve yoğundur.
F. Masal kişileri her tabakadan seçilebilir. Masallarda cinler, periler, devler de rol alır.
G. Masalların çoğu “bir varmış, bir yokmuş” ya da “evvel zaman içinde, kalbur saman içinde” gibi
ifadelerle başlar. Bunlara tekerleme ya da döşeme denir. Tekerlemeden sonra olay ve dilek bölümleri
gelir.
Türk masallarında dilek bölümü “onlar ermiş muradına…” ya da “gökten üç elma düştü.” biçiminde
başlar.
H. Masallarda milli ve dini motiflere hemen hiç yer verilmez.
İ. Masallarda genellikle bir eğitim amacı saklıdır. Masallar bu yönüyle didaktik (öğretici) bir nitelik taşır.
J. Günümüzde belli bir kişinin ortaya koyduğu yapma masallar da yazılmaktadır.
K. Masal türünün Hindistan’da doğduğu sanılmaktadır.

Masalın Öğeleri
Konu: Masallarda her insanı ilgilendiren evrensel değerler ve konular anlatılır. Özellikle çocuklara
doğruluk, dürüstlük, iyilik, güzellik, ahlaklı olmak, erdemli olmak, yardımseverlik gibi duygular
verilmek istenir. Ayrıca çevredeki kişilerin, olayların ve yöneticilerin eleştirileri de yapılır.
Haksızlıklara karşı halkın ve halk içinde bir önderin direnmesi ve sonuçta mutlaka üstün gelmesi işlenir.
Olay: Masallar olay eksenli bir edebiyat türüdür. Tamamen hayal ürünü olan bu olaylar, olağanüstü
nitelikler taşıyabilir. Masallarda “olamaz” diye bir şey yoktur. Her şey olabilir ve bunlar konu olarak
işlenir.
Yer: Masalda belirli bir yer, çevre yoktur. Hayalî bir yer, çevre söz konusudur. Bunlar da genellikle
“Kaf dağının arkasında bir ülke, yedi kat yerin altı, periler padişahının ülkesi” gibi hayalî yerlerdir.
Zaman: Masalda zaman da belirsizdir. Geçmişte bir zamandan söz edilir; ama aslında bu hayalî bir
zamandır. Masallar geçmiş zaman kipi (-miş) kullanılarak anlatılır. Bu yönüyle de hikâyeden ayrılır. ”
Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, pireler berber iken, develer tellal
iken, ben babamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken…” gibi tekerlemeler aslında zamanın belirsizliğini
ve olayın hayalî olduğunu da açıklar.

“Masallarda uzun betimlemeler ve psikolojik tahlillere yer verilmez. Masallarda genellikle tek bir olaya
yer verildiği için öteki edebi türlere göre daha kısadır.”

 

Kişi: Masal kahramanları olağanüstü nitelikler taşıyabilir. Masallarda “peri, dev, cüce, cadı, gulyabani,
şahmeran, zümrüdüanka” gibi hayalî kahramanlar karşımıza çıkabilir. Masalda, gerçek hayatta
rastlanamayacak kişiler bulunabilir. Kişiler ya iyidir ya da kötüdür. İyiler hep iyilik yapar, kötüler de
hep kötülük yapar. İyiler masalın sonunda mutlaka kazanır, kötüler de her zaman kaybeder.
Amaç: Masalda eğiticilik esastır. Aslında yerin, kişilerin ve zamanın hayalî olması da bundandır.
Kimse rencide edilmeden insan-lara ders verilir. Herkes masalın sonunda verilen dersten kendisine
düşen payı alır. Masallarda kötülükler eleştirilerek okurun ve dinleyenin bu kötüler gibi olmaması
istenir. İyiler ve iyilikler de yüceltilir ki okur veya dinleyici iyi olsun ve iyilik yapsın. Bu yüzden
özellikle eğitimde masallardan yararlanılır.
Masallar üç bölümden oluşur.
1. Döşeme: Anlatıcı masalın bu ilk bölümünde konu ile alakalı olmayan kalıplaşmış söz ya da
tekerlemelerle dinleyicilerin ilgisini çeker. “Evvel zaman içinde kalbur saman içinde, deve tellal iken
pire berber iken…”
2. Asıl Masal: Masalda anlatılmak istenen esas konunun ve olay zincirinin yer aldığı uzun bölümdür.
Kendi içinde giriş, geliş-me, sonuç bölümleri vardır.
3. Dilek: son bölüm olan dilekte tıpkı döşeme bölümünde olduğu gibi bir tekerleme vardır. Bu
tekerleme daha kısadır. Masal bu dilek ve temenniden sona son bulur. “Onlar ermiş muradına, biz
çıkalım kerevetine.”
Masalların yapısında ve incelenmesinde önemli öğelerden biriside “motif”tir. Motif bir masalın en
küçük unsurudur masallar sınıflandırılırken motiflerine göre sınıflandırılırlar. Belli başlı motifler
şunlardır: mitolojik motifler, hayvanlar, yasaklar, sihir, ölüm, şans ve kader, ödül ve ceza, devler,
sınavlar, kaderin ters dönmesi, mizah vb.

Masalın Diğer Türlerle İlişkisi
Masal – Halk Hikâyesi
Benzer yönleri: Kahramanlar ve yaşadıkları çevreler benzerdir. Olağanüstü varlıklar açısından da
masal ve halk hikâyesi benzerdir.
Farklı yönleri: Masallarda aşk teması pek işlenmez. Masallarda manzum bölüm kısadır. Günlük
hayattaki insanlar ve hayatları masallarda pek görülmez. Halk hikâyesi ise tam tersidir.
Masal – Efsane
Benzer Yönleri: Masal ve efsanede olağanüstü olaylara rastlanır. İkisinde de hayal ürünü unsurlar çok
sayıdadır.
Farklı Yönleri: Masallarda olaylar gerçek kabul edilmez. Masalların bir zamanı ve mekânı yoktur.
Efsane için tam tersleri söylenebilir.
Masal – Destan
Benzer Yönleri: Her ikisinde de doğaüstü olaylar yer almaktadır.
Farklı Yönleri: Masallarda çok çeşitli konular işlenirken, destanlarda daha çok kahramanlık konuları
işlenir. Masal kahramanları tamamen hayal ürünüyken destan kahramanları gerçekte yaşamış olabilirler.
Destanlar uzun, genellikle manzumdur. Masallar ise hem kısa hem de masalların manzum bölümleri
daha dardır.

Masal – Fabl
Her ne kadar dilimizde masal ve fabl aynı tür olarak kullanılsa da masal ile fabl birbirinden farklıdır.
fabllar da bir başlangıç yoktur. İçerisinde bir serüven, heyecan uyandırıcı bir bölüm yoktur. İçerik
yönünden masal ve fabl benzer olsalar da fablların öğretici özellikler masallardan ayrılan bir diğer
unsurdur. Ayrıca fabllarda hemen hemen hiçbir doğaüstü özellik, sihir büyü yer almaz. Masallarda
ise düşsel sihirsel özellik-ler ön plandadır.

“Ruh bilimcilere göre masallar, alt bilincin ötesinden gelen yankılardır. Her masalda başarı ve mutluluk
peşinden koşan bir kahraman ile ona engel olmaya çalışan varlıkların çatışması yer alır. Her insanın iç
dünyasında iyi ve güçlü olma isteği vardır. Bunu yanında insanın başarısızlık ve güçsüzlük gibi
korkuları da vardır. İçte bu içsel çatışma masalda da bulunmaktadır.”

Masal ve Bilim
Gramer; dil yönünden zengin kaynaklardır. Deyimler, kelimeler ve ağız özellikleri bakımından
masallar dil bilimcilere yardımcı olur.
Sosyoloji; halkın kültür ve uygarlık temellerini araştırmada önemli yardımcılardır. Bireyin ve toplumun
ortak değerleri hakkında bilgi verirler. Kültürün kuşaktan kuşağa aktarılmasında yardımcı olurlar.
Pedagoji; çocuk eğitiminde masallardan sıklıkla yararlanılır. Masal, çocuk için hem kültür taşıyıcısı
hem de eğitici özellikler taşımaktadır.
Masal Türleri
Olağanüstü öğe, kahraman ve olaylara yer veren öykülerden oluşan ‘masal” bir terim olarak aslında
“Sindirella”, “Çizmeli Kedi”, “Keloğlan” gibi sözlü geleneğin ürünleri olan halk öykülerini kapsar.
Ama değişik sanatçılar tarafından kaleme alınan ve sözlü gelenekle ilişkisi olmayan edebî yönü ağır
basan bazı eserler de bu türün içinde yer alır. Masallar, “anonim masallar” ve “sanatsal masallar” olarak
ikiye ayrılır.
Anonim Masallar: Bu masallar toplumun değer yargılarını, anlayışını, kültürünü, dünya görüşünü
yansıtan ürünlerdir. Söyle-yeni beli değildir bunların. Toplumun ortak ürünüdür bu masallar. Sözlü
olarak nesillerden nesillere aktarılır. Bunlardan günü-müze gelenler, derlenmiş ve kitap olarak
yayımlanmıştır. Anonim masallar içinde ‘eğlence’ amaçlı olanlar da vardır. Bunlar güzel vakit
geçirtmeyi amaçlar. Anonim masallar “zincirleme masallar” şeklinde de olabilir. Zincirleme masallarda
sıkı bir mantık bağıyla birbirine bağlanan, küçük ve önemsiz bir dizi olay art arda sıralanır. “Keloğlan”
masalları anonim masallara örnek gösterile-bilir.
Sanatsal Masallar: Bu masallar sözlü kültürün ürünü olan anonim masallardan farklı olarak, toplumda
görülen aksaklıkları yermek, bir düşünceyi ortaya koymak gibi belli bir amaca yönelik olarak sanatçılar
tarafından yazılır. Yani bunlar anonim değildir. Bu masallar yazanın toplumsal görüşlerini ve dünyaya
bakış açılarını yansıtır. Fransız “La Fontaine”in yazdığı hayvan masalları da bu türdendir. Şeyhi’nin
“Har-nâme” adlı eseri bu masal türüne örnek gösterilebilir.
Dünya Edebiyatında Masal
Dünya edebiyatında masal türündeki ilk eser, Hint edebiyatının ürünü olan ve Beydeba nın yazdığı
“Kelile ve Dimne” sayılabilir. Fabl şeklindeki bu eserin dışında, “Binbir Gece Masalları” da bu türün
güzel örneklerindendir. Avrupa’da ise masalcılığın temellerini Fransız sanatçı La Fontaine atmıştır.
Dünya edebiyatındaki başlıca masal yazarları arasında Alman edebiyatında “Grimm Kardeşler” ve
Danimarka edebiyatında “Andersen” öne çıkmıştır.
Türk Edebiyatında Masal
Türk edebiyatında ‘Keloğlan” en tanınmış masal kahramanıdır. Türk edebiyatında La Fontaine’in
masalları Şinasi tarafından Ter-cüme-i Manzume (1859) adıyla Türkçeye çevrilmiştir. Eflatun Cem
Güney ise Türk edebiyatının sözlü kültürümüzden gelen masalları derleyip kitap hâlinde yayımlamıştır.
Pertev Naili Boratav da masal tünde çalışmalar yapan önemli sanatçılarımızdandır.
Masal Türünün Önemli Eserleri
Bin bir Gece Masalları (Doğu Masalı)
Grimm Kardeşlerin Masalları (Alman Edebiyatı)
Andersen Masalları (Danimarka Edebiyatı)

Perrault Masalları (Fransız Ed.)

Masal ve Fabl Gökhan ULUKAN Türk Dili ve Edebiyatı Öğrt.’ne aittir.

FABL:
Sonunda ders verme amacı güden, genellikle manzum öykülerdir. Fablların kahramanları genellikle
hayvanlardır. Ama bu hay-vanlar insanlar gibi düşünür, konuşur ve tıpkı insanlar gibi davranır.
Özellikleri
A. İnsanlar arasında cereyan eden olayları hayvanlar bitkiler ya da cansız varlıklar arasında
geçiyormuş gibi göstererek bu yolla insanlara ahlak ve ibret dersi vermek örnek göstermek ya da bir
düşünceye güç kazandırmak isteyen bir çeşit masal-dır.
B. Teşhis ve intak sanatları üzerine kurulmuştur.
C. Fabllar manzum (şiir) veya nesir (düzyazı) biçiminde yazılabilirler.
D. Fabllar hem nazım, hem nesir biçiminde olurlar.
E. Fablın sonunda her zaman bir ahlak dersi (kıssadan hisse) vardır. Bu ders kısa, açık ve doğru
olmalıdır ve mutlaka öykünün doğal bir neticesi gibi görülmelidir.
F. Fabllarda öğretici (didaktik) bir amaç güdülür, gündelik hayatla ilgili dersler ve öğütler verilir.
G. Okurlar çoğu zaman verilen dersin veya öğüdün ne olduğunu anlamakta zorluk çekmezler. Çünkü
bu ders veya öğüt eserin bir yerinde, çoğu defa sonunda, bir atasözü ya da özdeyiş biçiminde açıkça
belirtilir.
H. Fabllarda basit ahlak ilkelerine değinildiği gibi insanların birçok kusurlu yönüne de dikkat çekilir.
İ. Fabllar aracılığıyla kanaatkârlık, özveri, yardımseverlik, iyi niyet gibi olumlu davranışlar çocuğa
kazandırılabilir.
J. Özellikle 8-12 yaş grubu çocuklar fabl okumaktan ve dinlemekten büyük zevk alırlar.
K. Kanaatkârlık, tamahkârlık, kıskançlık, paylaşımcılık gibi çocuklar tarafından anlaşılması güç
kavramların somut olaylarla anlatılması sebebiyle çok önemli bir eğitim aracı olarak kabul edilmelidir.

L. Fabllar insan belleğinde çok kolay saklanabilen ve ortaya çıkarılabilen özelliklere sahip olduğu için
sözlü gelenek içinde de yaşatılabilmektedir.
M. Çoğu manzum olan fablların başlıca amacı, belli bir ana fikrin yalın veya birkaç olayın yardımıyla
en kısa yoldan açıklamaktır.
N. Fabllar günümüzde eğitimde çok fazla kullanılmaktadır.
O. Fabllar olay anlattıkları için bir başka şiiri okumaktan ya da ezberlemekten daha çok çocukların
ilgisini çeker. Bundan dolayı fabllar kısadır ve şu dört bölümden oluşur:

 Olayın ve kahramanların tanıtıldığı giriş bölümü
 Olayın entrikalarla düğümlendiği gelişme bölümü
 Düğümün çözüldüğü sonuç bölümü
 Olay ve olayların arkasında yatan ana fikrin açıklandığı ders bölümü (kıssadan hisse bölümü)

Dünya Edebiyatında Fabl
Dünya edebiyatında ilk ve önemli fabllar Hint yazarı Beydeba’ya aittir. Beydeba’nın fablları
“Kelile ve Dimne” adlı bir eserde toplanmıştır. Fransız Edebiyatı’ndan La Fontaine, fabl türünün en
önemli sanatçısıdır.
Ezop’un fablları İ.Ö. 300 yılında derlenerek yazıya geçirilmiştir. ABD’li James Thurber ve İngiliz
George Orwell çağdaş fabl yazarlarıdır. Fablı ilk olarak yazanlar Hititlerdir. Hititler fablları taş
tabletlere yazıp resimliyorlardı.
Türk Edebiyatında Fabl
Türkçedeki ilk örneği Şeyhi’nin 17.yy.’da yazdığı “Harname”dir. Batılı anlamda ilk örnekleri Şinasi
vermiştir. Ahmet Mithat, Kıssadan Hisse adlı eserini ahlakî gaye güderek yazmıştır. Bu eserde yazar,
Ezop’tan, La Fontaine’den yapmış olduğu çevirilere ve kendi yazmış olduğu fabllara yer ver-miştir.
Recaizade Mahmut Ekrem, La Fontaine’den Horoz ile Tilki, Kurbağa ile Öküz, Karga ile Tilki,
Meşe ile Saz, Ağustos Böceği ile Karınca gibi birçok çeviriler yaparak bu alanda Türk Edebiyatına
katkıda bulunuştur. Ali Ulvi Elöve “Çocuklarımıza Neşideler” adlı şiir kitabında La Fontaine,
Victor Hugo, Lamartine’den yaptığı çevirilerin yanında, yine bunlardan esinlenerek yazdığı fabl türü
şiirlere de yer vermiştir. Nabizade Nazım’ın “Bir Sansar ile Horoz ve Tavuk” adlı eseri vardır

Fablın 4 Temel Öğesi
A) Kişiler: Fablın konusu olan olay, kişileştirilmiş en az iki hayvanın başından geçer. Bunlardan biri
iyi ahlâklı bir tipi, diğeri kötü ahlâklı bir tipi canlandırır. Fablda ikinci derecede kişiler çok azdır, bazen
yoktur. Kişi betimlemesi yoktur. Kahramanlar arasında tilki varsa biz onu kurnaz insan yerine koyarız;
aslan varsa cesaretine güvenen biri yerine koyarız. Bir başka fablda karşıt özellikler taşımaz.
Derinlemesine duygu çözümlemelerine yer verilmez. Fabllarda bir de anlatıcı kişi vardır. Bu kişinin de
betimlemesi yapılmaz, cinsiyeti verilmez. Anlatıcı kahramanları izler, dersini alır. Böylece dinleyen ile
aynı görüşü paylaşır.
B) Olay: Fablın konusu insan başına gelebilecek her hangi bir olaydır. Olay, kahramanın eyleme
dönüşmüş beğenme, istek, özlem, öfke, korku… gibi tutkuya dönüşmüş duygularından doğar. Fablın
gövdesini bir olay oluşturur, asıl önemli olan fablın anlatılış nedenidir. Buna “ders” denir.
C) Yer: Tasvir yapılmaz fakat çevre çok iyi verilmelidir: Orman, göl kenarı, yol… gibi.
D) Zaman: Her olay gibi fabldaki olay da bir zaman diliminde geçer. Kronolojik zaman kullanılır.

Genç Yazı Editör

Keşfedilme süreçlerinde,Hikaye-Öykü,Şiir, Roman, Deneme yazan Kağıt kesikli parmakların Şans faktörüne olan ihtiyacı minimuma indiriyorokutuyoruz.
Genç Yazı Editör
Article Tags:
·
Article Categories:
Editör Notları

Leave a Comment

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.