Kayıt Ol
Eyl 10, 2014
1122 Views
0 0

Anna

Written by

Bazı şeylerin ve hatta aklının alabildiği her şeyin ardında / İsrail oğulları varmış aslında;
Benim aşık olmamın ya da / senin kırmızıya düşkün olmanın ardında mesela.
Sonra seküler toplum açısından bir tehlike oluşturabilirmiş / benim senin Leyla oluşuna olan inancım
Ve hatta imkansız kuşlar uçarmış seni içine koyduğum rüyalarda,
Senin sevdiğin masallarda.

Bir şarkıdan bahsediyorum sen yokken.
Babaanne kokulu, sanki bol kaymaklı baklava tadında ceviz ağacı bitiyor önümde.
Sana örülen kazakların içinde rengini en çok sevdiğim turuncu oluyor
Hayyamın dilinden şiirler okumak istiyorum sana çünkü Latincenin büyüsü olmuyor
Çünkü Latince aşk, içinde az da olsa Mecnunun çölünü barındırmıyor.
Ağaca beraber çıkıyoruz Anna, birbirimize söylemesek de Tolstoyu özlüyoruz
Ve bazı yaraların kabuk bağlamasına izin vermiyoruz büyüdüğümüzden.
Dalgalı kur seyrinde devam kararı alıyor mevsimler
Ve petrol piyasasına endeksli aşklar yaşıyoruz.
Hislerimiz gündelik olarak tanrıya inancı perçinliyor yahut parçalıyor.
Biraz savaşlı, çokça ölümlü, zifiri karanlık günlerden geçiyoruz Anna.
Meyve bahçelerini, yıldızlı geceleri, çay sohbetlerini ve çaya dair olan her şeyi,
Çöl fırtınalarını, Desert Rose şarkısını ve Leyla’ya ait olan her şeyi,
Afrika’daki çocuklara kağıttan gemiler yapmayı öğretme hevesini,
Ama hepsinden önce onlara su götürebilme takatini,
Süleymaniye’den ayın doğuşunu izleyebilme ihtimalini,
Çayın yanında sigara içerken sigarayı bırakabilme meselesini,
Ya da her hangi bir gece kırk derece ateşle yanarken yanaklarım / aşık olabilme hayalini
İhtimaller dahilinde…
Şiirin tam da bu bölümünde..
Uluslararası toplumun vicdanına bırakıyorum
Hiçbir şey olmayacağını bile bile.

Bence her insan babasının evinde bir kere başarısız intihar girişiminde bulunmalı
Naftalin kokan bir sandığın içinde mesela / çocukluk fotoğrafını bulduğunda
Gözlerinin kendisine değil belki ama / o çocuğun gözlerine yakıştığını fark ettiğinde
Ellerinin ya da / o çocuğun en Afilli oyuncağından daha güzel olduğunu düşündüğünde
Sadece ben değil / her insan babasının evinde bir kere intihar girişiminde bulunmalı
Başarısız olması şerhini düşmeyi unutmadan.

Bilmiyorum
Sanki toplumsal bir yaraya tuz basmadan
Yani ‘sigortalı bir işe girmeden’ daha
Aşık olunamıyor bu şehirde Anna.

O filmin sonunda kar yağmıştı hatırlarsın sen de
Aslında adettendir / her filmin sonunda kar yağmalı bu şehre.
Her aşkın başında ya da biraz şarap kokarken ağzımız,
İstanbul’a gelinlik giydirmeli tanrı / yalanlarımız duvağı olsun diye.
‘Durma göğe bakalım’ / durakta olmamıza gerek yok bence
Anlamalılar ‘Mecnundan füsun aşıklık isti’dadı var’ bazı şairlerde.

Ellerine biraz acımasız olmalıyım şimdi / tutabilmek için
Ellerin üşümeli ve çatlamalı biraz
Çünkü Eylül bitti
Çünkü bir çocuğu sevme heyecanıyla sevdik seni.

Seni sevdik Anna.
Aramızdaki en büyük sorun:
Pencerenden baktığında görebildiğin yıldızları
Balkonumdan baktığımda benim görememem olmalı.
Geriye kalanlarsa romantizmden çok realite olarak anılmalı:
Hollywood parıltılıysa mesela Bollywood alabildiğine içlidir
Beşiktaş her daim gönlümüzdedir
Ve Müslüm Gürses -istisnasız- tüm kaybedenlerin sesidir.
Şimdi yanımda olsan ve yıldızları beraber izleyemesek aslında
İlk gençliğimizi satıp yani benim Teoman kasetimi
Ne bileyim senin ilk kırmızı ojeni işte ilk gençliğimizi satıp
Yıldızları satın almak için birikim yapsak mesela.
Yıldızları beraber izlesek aslında.

Bi çocuğu sevme heyecanıyla sevdik seni.
Hastalıklı yaşam hücrelerini yeni baştan yazan o anın Elif’i/sendin.
Nun oldun şedde vurdun Elif oldun.

Avatar

Latest posts by hehe erol (see all)

  • Anna - 10 Eylül 2014
Article Categories:
Şiir

Leave a Comment

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.