Bu içtiğim kaçıncı çay bilmiyorum, Şu sıralar aklımda muamma birçok şey var amma, Bildiğim birşey var, Sen bir türlü gelmiyorsun. Beklerken seni senli hayallere dalıyorum, Düşlüyorum,düşlüyorum. Senli düşler ile doluyor…
Yorulmuştu Süleyman. Beyni ve yaralı kalbi arasında sürekli gelgit yaşıyordu. Kalbi ise yaralarına aldırmadan direniyor, ayakta kalmaya çalışıyor ve sürekli O’nu arıyordu. Ancak bir türlü bulamıyordu. Kalbi vazgeçmesi gerektiğini anlamıştı…
Hırsına yenik düştü Süleyman. Şahlanan bir safkan misali coşkun duygularına hakim olamıyordu. Korkulan şey oldu ve yapıştı Hatçe’nin gırtlağına, canının yarısına. Fakat bilmiyordu ki Hatçe’ye yaptığı her şey kendi aleyhinde…