Bak uzaklara,
Dağların ardına,
Yollara bak,
Taşıdıkları ayak izlerine,
Sürükledikleri hayatlara,
Bak gökyüzüne,
Altında ne ömürler heba olur,
Ne sevdalar yalan olur da sesi çıkmaz,
Küçük çocuklar ölür,
Şahit olur gökyüzü,
Hiç bir şey yapamaz,
Bak şu ayakların altında boylu boyunca uzanan toprağa,
Kanayan ağaçlara,
Rüzgarın aşkına kapılan yaprağa,
Bak şu hain sonbahara, cilveli ilkbahara,
Bu işte çocuk bu hayatın ta kendisi.
Bu ölmek için geldiğimiz dünya,
Bu bizim tek ve en büyük sınavımız,
Bu bizim alın yazımız, kaderimiz, bahtımız,
Bu bizim yaratılış amacımız,
Bak şu koskoca sahneye,
Ve bil ki bu oyunun bir yönetmeni bir sahibi var,
Ona göre yaşa,
Büyümeden önce bil çocuk,
Biz O’nun dünyaya emanet ettikleri,
Biz O’ndan bir parçayız,
Topraktan geldik çocuk,
Yine toprak olacağız.
-İbrahim YAŞAR-