Bankamatiğin önündeki kuyruk uzayıp gitmişti, hiç canını sıkmadı. Düşünmek için zaman kazandığı için sevinmişti bile. Sıraya girip beklemeye başladı. Birazdan kirayı, kredi kartı borcunu, faturaları ödeyecek, para kalırsa ufak tefek borçlarını kapatabilmek için biraz da nakit çekecekti. Sabahtan beri yapıp durmakta olduğu hesaplar bir türlü yerli yerine oturmuyordu. Nihayet bir sonuca varıp evden öyle çıkmıştı ama bankamatiğin başına gelince hepsi uçup gitmişti kafasından. Hesap makinesinden hallice olan toplama çıkarma yeteneği, iyi gün dostu gibiydi. Ellibir oynarken yanında olur maaş zamanı kaybolurdu. Sırası geldiğinde arkasında az öncekinden daha büyük kalabalık oluştu. Kartını sokup işlem yapmaya başladı, kredi kartı borcunu ödeyecekken anlayamadığı bir soru sordu makine, ne yapacağını bilemedi, heyecanlandı, düşünmek için duraksadığı bir kaç saniye içinde avuç içleri terledi. Üzerinde “İPTAL” yazan tuşu “İMDAT” olarak okudu, panikle basıp, bozuntuya vermeden ayrıldı. Neyse ki insanları çok bekletmemişti. Arka sokaktan bir tur atıp yeniden sıraya girdi. Makinenin az önce sorduğu sorunun cevabı aklına beklerken geldi. Sıra yeniden geldiğinde kredi kartı borcunu ödeyebildi, arkasında epey uzun bir adam dikilmekteydi, omzunun üzerinden ekranına bakıyor gibiydi. İnsanların homurdandıklarını sandı, yapacaklarını yine unuttu, işlemini iptal edip tekrar sıranın sonuna geçti. Önündeki kadın da bir sürü işlem yapıp bankamatiği herkesten daha çok meşgul etmişti ama hiç de umursuyormuş gibi değildi, içinden kınadı kadını, “Allah’tan ben böyle düşüncesiz bir insan değilim” dedi, kendiyle gurur duydu. Elindeki fişe bir kez daha baktı, kalan parasını ve faturaları yeniden hesapladı, beklemeye başladı. Arkasında bekleyen iki kadına göz ucuyla baktı, çocuklarını eve bırakıp gelmiş, hemen dönmeleri gerekiyormuş gibi duruyorlardı. Sıra geldiğinde faturalarını ödedi, arkasında bekleyenler az önce işlemini bitirip yeniden sıranın sonuna geçme nezaketini gösterdiğini bilmiyorlardı. İki kadının yüzünü gözünün önüne getirdi. Kartını çıkarıp yeniden sıranın sonuna geçtiğinde ilk günden biten maaşın verdiği iç sıkıntısı, yerini tanımadığı çocukları biran evvel annelerine kavuşturmuş olmanın gururuna bıraktı. Yeniden hesap yapmaya başladı. Makinenin başına son kez geldiğinde kirasını ödeyip ayrıldı. Derin bir “ohh” çekti, hiç parası kalmamıştı, rahatlamıştı. Elini cebine atıp sigara paketini çıkardığında yeniden huzursuz oldu. Bakkala olan borcunu yine ödeyememişti.