Yuvarlak çerçeveli aşklar
Gece yirmi üçlerde yaşanan begonvil bahçeleri
Bir sis yumağının içinde dönüp duran heykeller
Ansızın çıplak kadın gölgeleri
Başlıyor yine sanrı nöbetleri.
Bir uçurum geçerken silinip gitmesi ayak izlerinin!
Güneşi açmayan yapayalnız begonvil bahçeleri…
Her zaman değil
Mor, beyaz, pembe renklerle bezenmiş mısralar
Milattan öncesi ağlamaklı ruh tahlilleri
Bir rüzgâr düşürüyor begonvil bahçelerine.
Kıyamete yakın bir çiçeklenme
Diğer masallara kalan söz yaşları
Ekvator’da saatler şu an sensiz buçuk
Begonvil bahçeleri için bunu pek bir önemi yok
Aşk, begonvil bahçelerine işlenen sancılarken
Radyoda sevdiğin şarkının çalması
Ve bugün faranjitten ölecek olmam
Ardından yitik çiçekler taşıyor ağzım
Hayallerin kenarına çekilmiş overloklar
Devinimsiz nehirlerin inzivaya çekilmesi…
Begonvil bahçelerinden insanlara bakarken
Ölümün saatini durdurmaya çalışıyorum.
Hiçbir tren buraya uğramadı diyorlar
Ve ruh göğe yükseldiğinde
Begonvil bahçelerinde çiçekler boynunu süslüyor.
GÖKBERK KIZILTUĞ