Kayıt Ol
May 7, 2015
3643 Views
0 0

BEN TRABZONLU BİR KÜRDÜM

Written by

Trabzon’da doğdum annem ve babamda öyle.Gezip gördüğüm,dinlediğim,hıçkırıklı ağlamalara şahit olduğum insanların hayatlarını,işkencelerini,acılarını özetledim.Bunu bir Trabzonlu olarak değil insan olarak yaptım.”Ne Mutlu İnsanım Diyene”

165353_1632578146129_1586912414_2334435_411247_n

 

Garipçe dağılmış kaşları,bakışlarında umutsuz ve acıyla iç içe girmiş yeşil gözleri,hayata küsmüş dudakları, Rapunzel gibi uzun ama hayat kadar sert  saçları,yoksulluktan ayağındaki yırtık çarıklarıyla bana bakıyor,o çocuk…

Ne zaman onu görsem Kürt olmak isterim.

Ezilen,dışlanan,ecdadına küfür yiyen,haksızlığın kavurucu ateşiyle yakılan bir çocuk.

Çaresizliği,acıyı,yalnızlığı,öfkeyi görürüm ben o çocukta.

Ben Trabzonlu bir Kürdüm.

Haksızlığa karşı bir ırk.

Ben bir gözyaşıyım,kederim ben.

Suskunum.

Ben sıcak yatağından kalkıp ölüme giden bir kürdüm.

Ben bazen ölen bir askerim.

Haykırdığım zaman ağzımı tutan ellerin acısını yüreğimde hissederim.

Nefes alamam.

Ağlayamam.

Şarkı söyleyemem.

Ben Rojdayım,Dewranım,Şiwanım,Roniyim.

Bu yüzden hep hain oldum ben.

Ben Trabzonlu bir Kürdüm.

İşkence ettiler.

Yaralarımı anneme gösteremedim.

Su istedim.

İdrarlarını içirdiler.

İçtim.

Yaşamak için içtim.

Yarının aydınlık olacağını hep hayal ettim.

Güneşli bir gün, umutlu bir soru berisinde başka bir dünya hayal ettim.

Kürtçe şarkı söylemek istedim.

Sus dediler,slogan attılar,kaşık attılar,yetmedi memleketimden attılar.

Ben Kürdüm.

Trabzonlu bir Kürt.

Kimliğim Van’dı,hapishane odalarında sorgulandım.

Günlerce sorgulandım.

Dışarıda sorgulandım.

Karanlık gecelerin haini oldum ben.

Beni götürdüklerinde annemin feryadı,gözyaşı,çaresizliği oldum.

Ben oğlunun ölümüne şahit olan bir anneyim.

Ben bir annenin ölen oğluyum.

Bacısına küfür yiyen bir çocuk.

Kocaman bir bela,

Lanet okunan bir ırkım ben.

Kimse inanmıyor bana.

Yalnızım ben.

Uğradığım haksızlıkları anlatacak bir dost bulamadım.

Çektiğim işkenceleri anlattım,anlamadılar.

Acıya uzak kaldılar.

Yediğim küfürleri Kürtlüğüme saydılar.

Beni başlarından hep savdılar.

Bir dost aradım ben.

Bulamadım.

Hep aradım.

Ufukta bir dağ gördüm,kucak açtı bana.           

Katil etti beni.

O dinledi,sevdi ama o dağ vahşileştirdi beni.

Katil oldum ben.

Annelerimi ağlattım bazen kendi annemi.

Ben ezen değilim,ezilenim.

İşini gücünü bırakıp  sıcak yatağından kalkarak ölüme koşan bir türküyüm ben.

Türkü söyletmediler bana karanlık gecelerin havasız hücrelerinde sadece nefesimi duyarım.

Benim nefesim türkü oldu bana.

Ben türkü söyleyemedim.Türkü oldum ama.

Yetim bir çocuk bıraktım arkada.

El sallıyor bana “baba” diyor, “gitme”

 “Gidiyorum kızım ölüme,iyi biri olmaya.”

“Baba sen benim için dünyanın en iyi babasısın”

“En iyi Kürt ölü Kürt’tür kızım”

Ben ölen bir kürdüm.

Garipçe dağılmış kaşları,bakışlarında umutsuz ve acıyla iç içe girmiş yeşil gözleri,hayata küsmüş dudakları, Rapunzel gibi uzun ama hayat kadar sert  saçları,yoksulluktan ayağındaki yırtık çarıklarıyla beni ölüme uğurlayan  çocuğun babasıyım.

Ben Trabzonlu bir Kürdüm….

Article Categories:
Hayata Dair · Şiir

Comments to BEN TRABZONLU BİR KÜRDÜM

  • Mesele Türk- Kürt meselesi olsa çoktan çözülmüştü ama iyi-kötü meselesi bu, Habil’le Kabil’den beri çözülemedi. Çözülmeyecek de… İyi Kürt kötü Kürt, iyi Türk kötü Türk; bu devran böyle gidecek ve bir gün ne Türk ne de Kürt, sadece iyi olan kazanacak.

    Avatar Katil 22 Haziran 2015 02:08

Leave a Comment

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.