
Başlangıçta bir nefes alma sorunu sansan da, aslında sana başka bir yetenek daha kazandırıyor acı. Yaşamakla ölmek arasında ne kadar kısa bir mesafe olduğunu anlayıp, bizim aklımıza bunu asla getirmeyişimizin ne uzun bir saçmalık olduğunu farkettiğin vakit, aslında o yetenek sana bir kapının daha kilidini açtırıyor. Mümkün görünen her mesele seninle birlikte büyüyüp çözülemez hale gelmiş gibi oluyor. Lakin şu cümleyi; “Ağaçların en yetişkinlerini keserler, çünkü artık eskisi gibi fayda vermez etrafa, yeni tohumlar atılır kesilenlerin yerine toprağa.” demişti en değerlim.. Fayda vermeyeni kes, kullan ve onun yerine tohum at yenisi çıksın daha temiz nefes al…
. Denizde değilsin ama boğuluyorsun gibi, karadasın ama aklın bir karış havadaymış gibi, hepsi bir yana yaşıyormuşsun gibi devam ediyor zaman. Yağmur damlalarının yeşile olan aşkı bitmesin gibi bir cümle kurmuştum bir kaç ay evvel arttırıyorum; aklının aydınlığa olan aşkına karanlık engel olmasın, mum yak kafandaki siyahlara, elbet gün doğar bir kaç saat sonra…