Hayatta var oluş amacımız nedir? Var olduğumuz ruhlar arasında kendi ruhumuza odaklanıp neden sorularını beynimize bir bir sorarken sonunda kırıldığımız ve paramparça olan hayatlarımızda ki bir çok ruhun en kötü ifadeyle çirkin olduğu gerçeğini ruhumuza anlatmaya çalışarak geçireceğiz kalan yıllarımızı; öyleyse niha-î hedef neydi? En başta sormamız gereken yanlış sorumuydu felâkete sürükleyen bizi? Var oluş amacımız çirkin ruhları beslemekmiydi bir sonraki hayatları için başka bir evreye? O zaman biz neden çirkin ruhlar içinde acı çekiyoruz biz başka hayatın çirkin ruhlarımıyız? Ruhlar bir zamana mı aittir yoksa zamanın kendisi mı kendi içinde ki ruhlara Fransız rönesansında yaşanmış bir aşkın çizgileri ile Afganistan dağlarında zorla evlendirilen iki ruhun aşkları bir mi oluyor? Ama sonuç olarak Fransız rönesansında ki aşk mutlu sonla bitmiyor ne çocuk ne yatağında kalabalık insanlar içinde yaşlı bir ölüm, oysa hiç birşey bilmeyen ruh öyle mi onlarca çocuk sıcak bir yatak ve sakın bir ölüm? Bizmiyiz aslında çirkin ruhu olan yoksa ruhsuz yaşama bağlanma dürtüsü mü? Sevginizi sizden sömüren sonunda hiç birşey olmamış gibi sizden gidip başkasında başka olan çirkin ruhlarla nasıl mücadele etmemiz gerekiyordu? Arayışımız tanrı mı yaşam mı ölüm mü bir sonraki hayat mı? Gerçeklik yada hayal mı? Nasıl mutlu olacağız çirkin ruhlar içinde bizmiyiz çirkin yoksa bilinmezmiyiz bir başka yaşamda?