Dur!
Bütün haylazlıklarını bir köşeye bırakıp gel,
Rutubetten ayakları darmaduman olmuş, ahşap bir portmanto kadar yalnızım.
Aşkını tekrar as kollarımdan birine.
Tüm sevişmelerimizi bir köşeye bırakıp,
Kördüğüm olan o körlüğün, hırçın adımlarının altında ezilmekti benim sana duyduğum.
Türlü türlü şarap akşamlarının,
Secdeye eğilmesi kadar imkansızdı hayat.
Bugün ben çok öldüm.
Parmak uçlarının tenimdeki gezintileri,
Beni nefessiz bırakan panik atakların git gelleri,
Ve parmak uçlarının devamındaki, tanrının eliydi sanki.
Ben bugün çok öldüm…