Bazı edebi metinlerde deforme olan kelimeler var. Edebiyatın altında gizli olan “şeylerin edebine uygunluk” temellerin betonunu kireçten yapamazsın. Sağlamlığı ile nam salmak istediğiniz olgu yakıcılığı ile ortaya çıkıyor ise sevdanızın karanlık bir yanlışlığı vardır. Belirli yasalara uygun olarak ortaya çıkardığınız izlerin keskinliği ve derinliği, kendinize önder olarak seçtiğiniz şeye karşı vicdan tutumunuz ile anlam kazanır. Kişi edebiyatına dahi vicdanını nakışlıyor ise edebiyat “edeb” kelimesinin manasını kavrıyor demektir. Anlatmakta dolambaçlı yollar seçtiğimiz konuyu bir örnek anlatımı ile düzene sokalım.
Aşk şiiri ve yahut aşk romanı yazmaya kalkıştığınızda ortaya çıkardığınız eserin adını aşk olarak koyarsanız; balon patlar, bina tersten dikilir ve kağıt aşk kelimesi haricinde ki bütün kelimeleri yakar. Elde teşbihi bir bayrak şeklinde taşınması gerekli bir cümle kurmak gerekirse:
AŞK KENDİNDEN BAŞKA HER ŞEYİ YAKMAKLA MÜKELLEFTİR!
Ana konuya tekrar döndüğümüzde, edeb denizinin içinde ki kelimeleri sıradan bir el ile tutup sığ kıyılara yaklaştırırsanız, denizlerin en derinlerinde bozulmayan ve boğulmayan kelimeler, sığ kıyılarda deforme olmaktan kurtulamaz.
İsmet Özel’in dediği gibi
“Dünya kirletilmez bir inatla dönüyor”
Ve ben diyorum ki:
Kirletmek için kelimeleri kullanmayın!