Değişmek zorunda kalırsın.
Zaten değişen bir insan nasıl değişir?
Kaybolmuş bir insan, daha ne kadar kaybolabilir?
Susma vakti geldi.
İlerlememe vakti geldi.
Olduğun yerde oturup,karnına dizlerini çekme vaktin geldi.
İnsanlar buna değişim diyecek.
Sen hayata ara veriş diyeceksin.
Gülmeyeceksin,konuşmayacaksın,
Eğlencelerinden kaçınıcaksın,
Kitaplara hapsedeceksin kendini,
Kimseyle dertleşmeyecek,ağlamayı unutacaksın.
İnsalar sana değiştin diyecek.
Sen yavaş yavaş intihar diyeceksin.
İntihar olacak yaptığın hiç öldürmeyen…
En sevdiğin insandan bile kooşup kaçmak isteyeceksin.
Gün bitse gece gelse diyecek,
gecenin uzunluğundan şikayet edeceksin.
Ne yatak ne yorgan duvarlara karşı önünde barigat olmayacak.
Eline aldığın her neyse dalıp dalıp gideceksin.
Yemek yiyemeyecek hatta su bile içmek istemeyeceksin.
İnsanlar sana kızacak.
Sen kendine kızacaksın.
Kendini aramaya başlayacaksın
Şiir mısralarındai roman satırların,şarkı nakaratlarında…
Gökyüzünde arayacaksın.
Sanki trafik kazasında kaybetmişçesine kaybetmişken benliğini,
Bulamayacaksın.
Bir yerden sonra dayanılmaz olacak
Sebepler olmadan ağlayacak ve sebepsizce güleceksin.
İnsanlar delirdin diyecek ama neden diye sormayacak.
Önemsiyor gibi tonla insan olacak çevrende,
Anlatmaya halin olmadığını söyleyeceksin ve gidip gülmeye devam edecekler.
Şehir dar gelecek.
Koca şehri kibrit çakıp yakmak isteyeceksin.
Bağıracaksın,küfr edeceksin
Bir gün gitme hayali kuracaksın.
Zaman senin önünde engel olacak.
Kah geçmeyecek kah hızla bitecek..
Gülmeyi unutturanlara kızacaksın.
Düştüğün yerde bir tekmede onlar attı diyeceksin.
Gün gelecek hepsini tek tek affedeceksin.
Sen kaybetmekten korkarsın
Korktuğun için kaybetmeye mahkumsun…