Sen yıkımsın, ben yaşam. Sen parazitsin, bense panzehirim. Sen nefretsin, ben sevgiyim.
Benzer değiliz. Korkunç bir zıtılığımız var. Gözlerindeki ışık iyiliğinden değil, tüm kötü hislerin dolup taşmasıyla ortaya çıkan bir yansıma. Gerçek olduğun tek an bunu gördüğüm zaman. Onun dışında koca bir yalandan ibaretsin. Uzak durulması gereken bir virüssün. Farklı formlara girebilmeyi başarabilen hastalıklı bir organizmasın. Zamanla etkisi ortaya çıkan sinsi ve dayanılmaz bir baş ağrısısın.
Hayatın oyundan ibaret. Karakterleri istediğin gibi kullanıp, istediğin yerlere götürmek istiyorsun onları. Ve işler düşündüğün gibi gitmediğinde, öfkeni başkalarını şuursuzca yok etmek için kullanıyorsun. Bu yüzden yalnızsın, ve bu yüzden yalnız kalacaksın.
Çünkü bu bir oyun değil. Sende baş kahramanı değilsin. Aynı kalabalık ucube topluluğunun üyesiyiz. Ama bunu kabul etmiyorsun. Farklı ve üstün olduğunu düşünüyorsun. Yaptığın bütün hatalarda bundan kaynaklı. Fakat bunu göremeyecek kadar gözlerinin üstüne perde çekmişsin. Bir bir değer verdiklerin elinden gittiğinde, yine de tek düşündüğün kendin olacaksın. Tek fark, artık yanında kimsenin kalmaması olacak.
İçindeki iyiliği kendi ellerinle yok ettin, ve bununla yaşamak zorundasın.