Kayıt Ol
Tem 27, 2019
186 Views
1 0

DERTLİYİM AĞALAR

Written by

Çok dertliyim hanımefendiler beyler
İçim içime sığmaz ağalar
Anadolu garip kaldı
Memlekette Onca it sürüsü gezer havlar
Hatırlayın bir asır öncesini
Egeye gömdüğümüz Vatan işgalcisini
İçimizdeki palikarya otuz Ağustos zaferini
Saymazmış bayram
Keşke
Neyzen yaşasaydı
Şimdi
Cemal Süreyya olsaydı
Otuz Ağustosa dil uzatana
Ulu orta en galiz küfürlerle sövseydi
Gelin bir asır geri gidelim
İşgali
Gözlerimizin önüne getirelim
İngiliz Fransız İtalya ve Yunan’ı yâd edelim
Düşman çizmesi altındaki
Kutlu Vatan ve yoksul millete nazar atalım
Endişeliydi aziz millet
Yoktu
Hiç yatağında huzurlu yatan
İçimizden çıktı
Mavi gözlü bir kahraman
Baktı boğazdaki işgal gemilerine
Dedi “geldikleri gibi gidecekler”
Bindi bandırma vapuruna
Açıldı dalgalı kara denizin haşin sularına
İşte
O andan itibaren yeniden yazıldı
Türkiye Cumhuriyeti tarihi
İçine sindiremiyor palikarya
Sırf bu yüzden havlıyor hırlıyor
Mustafa Kemal Atatürk’e
Ulusum,
Varsın ulusun bağrında ki itler
Onlar havlayıp hırladıkça
Tarihi yeniden yazan
Eli kınalı kara gözlü koç yiğitler
Atanın dağlara düşen gölgesinde
Onu
Dünya durdukça kalbinde yaşatacaklar.

Hayal Denizi
27.07.2019 Manisa

Kavlak Necati

Güneşin doğuşu, Can Kuş'u nun Dünya'ya kanat çırpması ise,
Gün batımı da, açan güllerin solan yaprakları olmalı.
Her gün yeniden doğan, her gün yeniden ölen bir bedenin,
kafesinde çırpınıp durmak zor.
Doğduğum yöre de, taşlar topraktan daha çok.
dağında gökyüzüne, Çam ağacı yerine, Ardıç ağaçları uzanır.
Gövdesi ne tomruk olur, ne de kereste.
Kiriş diye uzatamasın onu duvarın üstüne.
Yanarken saman alevi gibidir, köz bırakmaz geride.
Büyürken fidanı su istemez.
Kışın yağan kar, ve Nisan yağmuru yeter yaşamasına. İğne yapraklarının arasında olur gılikleri.(meyve)
Önce yeşil, sonra siyah.
Acıdır tadı.
İlaç olmaz hiç bir yaraya.
İşte ben böyle bir kıraç toprağın üzerinde yeşermiş,
kökü kayaların altına uzana ağaç gibiyim.
Siz çınar da diyebilirsiniz, koyu gölgesi olan, Meşe'de. Kayın,gürgen zaten hiç olmaz bizim dağımızda.
Dereler kışın akar, yazın kurur.
Avşar'ın soylu kızları suyu kuyudan çeker kovayla.
Kulaçla ölçülür kuyunun derinliği.
Al yazmalı, beyaz tülbentli kızlar, aynayla haberleşir, yavuklusuyla.
Hala öylemi bilmem.
Ben gideli gurbet ele, değişmiştir belki, gelenek ve de töre. Belki orada da geziyordur, genç kızlar sevgilisiyle el ele.
Kim bilir?
Ben buyum işte.
Diğer kimlik bilgilerim kayıtlı nüfus kütüğümde.
İlim ilçem hepsi var.
Bence esas ben, bu satırlarda saklı.
Çözün çözebilirseniz,bu bir bilmece.....
Kavlak Necati

Latest posts by Kavlak Necati (see all)

Article Categories:
Şiir

Leave a Comment

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.