Kayıt Ol
Oca 9, 2019
204 Views
4 0

GALATA

Written by


Sokakları ne güzeldir Galata’nın,
hele tam karşıdan gören o sokak yok mu…
Hüzün akar çoğu gece o sokaklarda.
Bazen sevgililere yuva açar Galata.
Bazen de fotoğrafçılara,
Çiftlerin fotoğraflarını çekmek için beklerler.
Yanımda ki kadınla ayrı bir güzel oluyormuş Galata.
Soğukta seni ısıtacak birisi olduktan sonra,
neyden korkar ki insan?
Bir de meydan var, az ileride.
Manzarası eşsizdir kimine göre,
kimine göre de ufak semtleri görür.
Ne kadar şanslıyım ki o küçük semtlerden birine sevdalıyım.
Hele o manzarada yanında sevdiğin kadın da varsa,
ne mutlu sana.
O meydan da ne hayaller kuruldu,
ne hayaller yıkıldı belki de ama
Yanında sevdiğin kadın olduktan sonra
kim ne der ki?
Bugün tekrar gittim o sokaklara.
Bu sefer yalnızdım, sadece kulaklığım vardı yanımda.
Meydana gidip eşlik ettim şarkılara.
Ardından ise karanlık geceyi aydınlatan o meşhur Galataya.
Bugün ki tadı çok farklıydı sokakların.
Sigara dumanındandır belki de.
Ölüm sessizliği vardı o gün orada,
esnaflar sessizdi bugün.
Hatta biliyor musunuz o fotoğrafçı bile yoktu orada.
Belki biraz sohbet etmek istemiştim o fotoğrafçıyla…
Oturdum bir yere ve sadece kendimi dinledim bu sefer.
Ne kulaklık vardı ne de başkası.
Hüzün akıyordu şehrimden.
O durağa gittim.
Otobüsleri bilerek kaçırdığımız durağa.
Eşsiz semtimi izledim biraz.
Küsmüştü belki de o semt bana.
Çünkü ondan fazla öpüp koklamıştım o kadını.
Alırdım elbet bir şekilde gönlünü ama
insanın semti de terkedecekse bu adamı,
daha fazla buralarda durmanın ne anlamı vardı ki?
Ben de duramadım zaten fazla.
Semtime indim yüzleşmek için.
Bi kaç gün önce beni görünce havlamayan köpekler
havlamaya başlamıştı.
Ama sokakta o sesten başka tek bir ses yoktu.
Demiştim ya ölüm sessizliği var diye,
işte o sessizlik semtime kadar inmişti.
Daha da derinlerine indim o semtte.
Bir camiden sessiz bir şekilde sela sesi yankılanıyordu.
Peki bu saate neyin selasıydı bu?
Kim ölmüştü ki yine?
Allah sabır versin kalanlara diye söylenerek indim biraz daha.
Yürüdüm, yürüdükçe düşündüm.
Düşündüm ki ölen belli değil miydi?
Ölen besbelli umutlardı, zavallı umutlar.
Bazılarının el ele geçtiği sokaklardan elimde sigarayla geçtim,
yarın yokmuş gibi.
Umudumu kesmiştim semtimden de artık.
Buralarda daha fazla nasıl duracaktım ki.
Sonra bir ses yankılandı beynimde.
“KARAR VERİLDİ.”
Karar başka yerlerdi, çok uzak yerler.
Artık yeni şeyler şarttı sanki,
saçlarımı da kestirip başka semtlere, başka şehirlere gidecektim belki.
Sonra bir ses duydum, bu bir şarkı sesiydi.
Sena Şener bağırıyordu “sevmemeliyiz” diye.
Benim de içinden bağırmak geldi bir anda.
Tutamadım kendimi ve en sonunda,
“BELKİ DE BİZ ÖĞRENMELİYİZ”
diyiverdim bir anda.
Neyse ki etrafta insan yoktu,
gerçi hoş artık kendimin de olup olmadığından şüpheliydim.

Selahattin Acar

instagram: @selahattin_acarr

Latest posts by Selahattin Acar (see all)

Article Tags:
· ·
Article Categories:
Anı · Edebiyata Dair · Günlük · Hayata Dair · Hikaye Öykü · Şiir · Yaşam

Leave a Comment

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.